Hoş geldin Ramazan!
Artık Ramazan günlerindeyiz. Mustafa Nezihi Pesen’den ilhamla: Bir kez daha, “hilal şöhret buldu, göründü.”
Kavuşturana, hamdolsun: Elhamdülillah…
Sadece kötülüğün değil, iyi şeylerin de yan etkileri olur. Ramazan’ın yan etkilerini hayatın her alanında rahatlıkla görebiliyoruz.
Ramazan, hangi mevsimde gelirse gelsin, iklim hep bahar olur. Bahar, tazelenmektir. Yalan yok: Herkesin, hepimizin tazelenmeye ihtiyacı var.
On bir ayın sultanı, taze bir başlangıç için vesiledir. Bu ayda, rahmet ve merhamet, heves ve özen zirve noktasına ulaşır.
Her sene özlemle beklenen Ramazan, insana serinlik ve ferahlık verir. Dünyadan bunalan, ramazanın gölgesinde rahatlar.
Şehr-i Ramazan, insanlar arasındaki mesafeyi kapatır. Daha yakına getirir, görünür kılar. Kalbi yakınlık, fizik kurallarına tabi değildir. İstediğiniz kadar yaklaşabilirsiniz.
Muhasebe ayı olan Ramazan, insanın kendine gelmesi, özüne dönmesidir. Bütün iyi şeylerin toplamıdır: Sabır, fedakârlık, nezaket, vefa, sadakat.
Bitmedi: Rahmet, merhamet ve bereket.
Ömer Nasuhi Bilmen, şöyle söylüyor: “Müslümanların birbirleriyle geçinmelerinde samimiyet, tevazu, sadelik, karşılıklı yardım, nezaket, hayırseverlik, sevgi ve saygı esastır.” (Büyük İslâm İlmihali, Sayfa 446)
Sanki Ramazan iklimini anlatıyor.
Bu mübarek ay, insanı aslına yaklaştırır. Aciz bir kul olduğunu hatırlatır. Açlık; kibir ve haset gibi kötü........
