menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kurumsal Yalanlar

38 0
25.03.2026

Kurumsal YalanlarALİ OSMAN AYDIN 

ABD tarafı İran yönetimine müzakere çağrısında bulunmuş. İran Dışişleri Bakanı A. Arakçi taşı gediğine koyan bir cevap vermiş:

“Ne hakkında pazarlık yapmamız gerekiyor ki!? Liderliğimiz yok, nükleer programımız yok, füze stoğumuz yok, silah üretim hatlarımız yok… Donanmamız yok edildi ve haritadan silindik.”

Bakan Arakçi klas bir şekilde dalga geçerek saldırgan tarafın sahadaki gerçekleri nasıl çarpıttığını ortaya koymuş. Bu cevap sadece bir diplomatik çıkış değil, egemen söylemin nasıl kurulduğunu ifşa eden bir ironi.

Öyle ya, madem galipsiniz ve İran’ın tüm savaş kabiliyetini yok ettiniz, o halde müzakereye ne hacet! Dilediğinizi yapın! Fakat sahadaki gerçeğin ABD’de farkında. Ancak kamuoyu mevcut gerçekle ilgili bilmesi gerekenden fazlasını öğrenmemeli. 

Saldırgan taraf savaşın başından beri kendi üstünlüğünü ve İran’ın – sözde- hezimetini bir anlatıya dönüştürdüğü haberlerle kamuoyunu etkilemeye çalışıyor.  Kitleler için söylem gerçeklerden daha etkili olabiliyor.   

Sahadaki gerçekler kadar bunları anlatırken geliştirdiğiniz söylemin ne kadar önemli olduğu açık. 

Karşımızda, söylemi siyasal amaçlarla organize etmeyi yüzyıllar önce başarmış ustalıklı bir yapı var.

Emperyalizm dediğimiz şey bir ölçüde kurgulanmış söylemin kitleler üzerindeki egemenliğidir.

Emperyalizmin egemen söylemine göre Batı: akıl, bilim, disiplin, insan hakları, ilerleme ve düzendir.

Doğu ise: duygu,........

© Yeni Akit