menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Modern füze harbinde asimetrik ve çok kademeli tehdit: Türkiye için stratejik çıkarımlar

9 0
27.04.2026

Modern füze harbinde asimetrik ve çok kademeli tehdit: Türkiye için stratejik çıkarımlar

Modern füze harbi, tek boyutlu bir tehdit yapısından çıkarak çok kademeli ve farklı teknoloji seviyelerini aynı anda barındıran bir yapıya dönüşmüştür. Bu dönüşümü doğru anlayabilmek için Gazze, Ukrayna, İran, Rusya ve Lübnan–Hizbullah hattının birlikte ele alınması gerekmektedir. Bu sahalar, modern savaşın farklı katmanlarını temsil eden tamamlayıcı örneklerdir. Gazze ve Ukrayna birer savaş laboratuvarı niteliği taşırken, İran ve Rusya doktrin üreticisi; Hizbullah ise bu doktrinlerin sahaya adapte edilmiş hibrit versiyonunu temsil etmektedir.

Modern füze harbi, bugün dört ana katmanda şekillenmektedir. Her katman, savunma mimarisinin farklı bir zafiyet alanını hedef alır:

Sayısal Doygunluk (Gazze Modeli)

Teknik kapasitesi kısıtlı aktörlerin, Iron Dome (Denir Kubbe) gibi gelişmiş sistemleri dahi eş zamanlı yüksek adetli atışlarla felç etme girişimidir. Burada amaç "isabet" değil, savunma sisteminin reaksiyon kapasitesini ve mühimmat stoklarını tüketmektir. Sahada görülen "parçalanma" olgusu genellikle bir tasarım değil, önleme faaliyeti sonucu oluşan fiziksel bir dağılımdır. Gazze merkezli çatışmalar, düşük teknolojiye sahip aktörlerin dahi doygunluk stratejileriyle etkili olabileceğini göstermektedir. Hamas tarafından kullanılan sistemler, teknik açıdan sınırlı olmasına rağmen yüksek sayıda eş zamanlı atışla savunma sistemlerini zorlamaktadır. Bu modelde amaç hassas vuruş değil, savunma sistemini yormaktır. Ortaya çıkan parçalanma görüntüleri ise çoğunlukla önleme faaliyetleri veya mühimmatın yapısal zayıflıklarıyla ilgilidir.

Seçici Baskı ve Hibrit Yıpratma (Hizbullah Modeli):

Gazze’den daha gelişmiş olan bu modelde, yoğun roket atışları hassas güdümlü mühimmatlarla kombine edilir. İran’dan beslenen  ve şekillenen bu yapı, savunma sistemini sadece yormayı değil, belirli kritik altyapılara yönelik "nokta operasyonlar" yapmayı hedefler. Hizbullah–İsrail hattı, Gazze’ye kıyasla daha gelişmiş bir tehdit profili sunmaktadır. Hizbullah envanterinde yalnızca basit roketler değil; orta menzilli, daha hassas güdüm kabiliyetine sahip sistemler de bulunmaktadır. Bu yapı, İran’ın sağladığı teknolojik ve doktrinsel destekle şekillenmiştir. Hizbullah’ın kullandığı taktikler arasında yoğun roket atışları, belirli hedeflere yönlendirilen daha hassas mühimmatlar ve zaman zaman savunma sistemlerini yanıltmaya yönelik taktik seviyede dağılım yer almaktadır. Bu yönüyle Hizbullah modeli, “sadece doyurma” değil; aynı zamanda “seçici baskı........

© Yeni Akit