menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kuşatmayı yırtan devlet aklı: Türkiye’nin sessiz devrimi

11 1
26.01.2026

Kuşatmayı yırtan devlet aklı: Türkiye’nin sessiz devrimi

ALİ COŞAR

Türkiye son on yılda yalnızca sınırlarını savunmadı; kendisine biçilen rolü reddederek tarihî bir kırılmaya imza attı. Karabağ’dan Libya’ya, Somali’den Yemen’e ve nihayet Suriye sahasına uzanan bu süreç; günü kurtaran hamlelerin değil, kararlı liderliğin, stratejik sabrın ve yeniden inşa edilen devlet aklının neticesidir.

Bugün geriye dönüp bakıldığında açıkça görülmektedir ki; Türkiye’ye yönelik küresel kuşatma, masa başında kurulan planlarla değil, sahada gösterilen iradeyle bozulmuştur. Üstelik bu, “eski Türkiye” refleksleriyle değil; bedel ödemeyi göze alan, zamanlamayı doğru okuyan ve milletine yaslanan bir anlayışla gerçekleştirilmiştir.

Sahne Fırat Kalkanı’yla Açıldı

2016 yazı, Türkiye için yalnızca bir takvim yaprağı değildir; bir eşik, bir kopuştur. Kırk yıldır adım adım inşa edilen FETÖ darbe girişimi bertaraf edildikten hemen sonra, güney sınırlarına dayanan DAEŞ tehdidine karşı Fırat Kalkanı Harekâtı başlatıldı. Bu, içeride diz çöktürülemeyen bir iradenin, dışarıda da teslim alınamayacağının ilanıydı.

O günden sonra Suriye sahası, Türkiye’nin edilgen biçimde izlediği bir kriz alanı olmaktan çıktı; bizzat yön verdiği bir jeopolitik mücadele alanına dönüştü.

Çok Katmanlı Kuşatma, Tek Merkezli İrade

2018’e gelindiğinde tablo nettir:
Bir tarafta Rusya–İran–Esad ekseninin askerî tahakkümü,
diğer tarafta ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın açık desteğini alan PKK/YPG yapılanması…

Bu kuşatmanın amacı yalnızca Suriye’yi parçalamak değildi; Türkiye’yi güneyden baskılayarak hareket kabiliyetini........

© Yeni Akit