Hangi CHP!
Ülke gündemine kara bulut gibi çöken sözde yeni, eski CHP’lilerin her gün bir yenisi çıkan marifetleri(!) son bulup hakkettikleri cezalar verilinceye kadar bu necip millet rahat yüzü görmeyecek.
Merhum Özal’ın 1989 seçimlerini kaybedip, başta İstanbul olmak üzere belediyeler CHP’ye teslim edildiğinde de günümüze benzer yolsuzluk kokuları ayyuka çıkmıştı.
İSKİ yolsuzluğunun baş kahramanı Ergün Göknel yolsuzlukta haddi aşınca eşi tarafından ihbar edildi. İşlediği cürümler mahkemelerde sabit görülünce kodesi boylamıştı.
O yıllarda sosyal medya hem yaygın hem soysuz hem de kirli değildi. İstanbul halkı musluklarından su akıtılması sözü veren CHP’ye güvenip oy vermiş ama İstanbul Kerbela olmuş kirli hava, çöp dağları ve Haliç kokusu ile İstanbul yaşanılması güç bir şehir haline gelmişti.
Aradan yıllar geçti. İnsanın nisyan ile malül olduğu gerçeği, hükümet edenlerin metal yorgunluğu ve insan denen eşreflerden esfelleşenlerin de katkısı ile halkımız bir defa daha CHP’ye görev verme bahtsızlığında bulundu.
Çeyrek asırlık bir süreçte koca köy haline gelen İstabul yeniden şehir hem de büyük şehir oldu. CHP şehremaneti olduğunda muhkem olan şehir kısa sürede alt yapı ve üst yapıda giderek köyleşti. Yeşil adeta katledildi ve şehir yeniden grileşti.
Bu yetmedi. Bu kez sadece İSKİ lağımında değil yolsuzluklar denizinde yüzülen, hadsizlikte sınırı olmayan bir bela ile karşı karşıya kalındı. Nereye el atılsa orada yolsuzluk ve beceriksizliğe bağlı çürüme.
Üç ağaç için haftalarca Taksim........
