Engelli sporcular için başarıya giden ‘her yol’ mübah değil!..
Özel (engelli) bireylerin sporu yapıp-yapamama konusu, uygulamalara bakıldığında oldukça önemli bir konu! Yazımızın başlığında, engellilerin sporuyla ilgili gündeme düşen haberler-olaylar belirleyici oluyor. Diğer engel guruplarında olduğu gibi, zihinsel engeli (otizm, down sendromlu vb.) bireylerin spor yaparken İslam’a hassasiyet gösterip gösterilmediği gerçeğine şahit oldukça, ‘Bu kadarda olmaz ki!’ şeklinde hayıflanmaktan kendimizi alamıyoruz. Özellikle performans olarak adlandırılan ‘yarışma’ gruplarda, spor yaparken giydirilen açık-seçik kıyafetler, bayan erkek antrenör uygulaması, kızlı erkekli karma gruplar vb., İslam’da yeri olmayan ve Müslüman kimliğiyle bağdaşmayan birçok uygulamalara şahit olmaktayız. Mantık ve anlayış ‘Bunlar engelli, dini mesuliyet-sorumluluk onlar için geçerli değil!’ gibi, düzmece ve bir o kadar aldatıcı yaklaşım, İslam kültürüyle bezenmiş toplumun ‘ortak değerleri’ üzerinde kıyım-yok olma etkisi oluşturmaktadır, maalesef!..
ENGELLİ BİREYLER SPOR YAPMASIN MI?
Engelli bireyler dahil, ülkemizde tüm bireylerin spor yapması ve sporun geliştirmesi, anayasal güvence altındadır (Madde-59). Devletin güvence altına aldığı böyle bir süreç, hiç kimseye engelli veya engelsiz bireylerin sahip olduğu dini ve kültürel değerlerini görmeyebilir, anlamına gelmez. Engelli bireylere yönelik, 2000 yılından sonrasına denk gelen süreçte spor yapan birey sayısı ve organizasyonların yaygınlaşması, ulusal ve uluslararası yarışmalarda boy gösterilmesine bağlı olarak, derece yapan birey sayısının da artmasına neden oldu. Hal böyle olunca da, çocuğunun spora katılım göstererek sağlıklı kalma ve sosyalleşmesini arzulayan velilerin beklentileri, zamanla sportif başarılarının artması, sürecin başka bir boyut........
