Kiralık işçilik nedir?
Türkiye’de yaygın olarak yapılan bir hata, taşeron işçisiyle kiralık işçiliğin karıştırılmasıdır.
Bir işletmede belirli bir iş, üç ayrı biçimde yaptırılabilir. Örneğin, işletme binası boyanacaktır. Bunun birinci yöntemi, işletmenin doğrudan istihdam ettiği işçilerin boya işini yapmasıdır. İkinci yöntemde boya işi bir taşerona (alt işverene) verilir; işletme yönetimi, bu taşeronun kaç işçiyle, bu işçilere ne kadar ücret vererek, onları ne kadar süre çalıştırarak boya işini yaptığına karışmaz; taşerondan boyanmış bir bina ister. Boyacıların işini iyi yapıp yapmadıklarını denetleyebilir; ancak boyacılar emir ve talimatı taşerondan alır. Üçüncü yöntemde işletme bir başka kuruluştan (başka bir şirket veya işçi kiralama yetkisi olan özel istihdam bürosu) boyacı kiralar; bu boyacılar için diğer kuruluşa belirli bir para öder; bu kuruluşun boyacılara ne kadar ücret verdiğine karışmaz; bu boyacıları kendi emir ve talimatı altında çalıştırarak kendi binasını boyattırır.
Üçüncü yöntemin adı, işçi kiralamadır. Bizim mevzuatımızda bu ilişkinin adı, “geçici iş ilişkisi”dir.
2003 yılında kabul edilen 4857 sayılı İş Kanununun 7. maddesine göre, “İşveren, devir sırasında yazılı rızasını almak suretiyle bir işçiyi; holding bünyesi içinde veya aynı şirketler topluluğuna bağlı başka bir işyerinde veya yapmakta olduğu işe benzer işlerde çalıştırılması koşuluyla başka bir işverene iş görme edimini yerine getirmek üzere geçici olarak devrettiğinde geçici iş ilişkisi gerçekleşmiş olur.”
Geçici iş ilişkisi (işçi kiralama) altı ayı geçmemek üzere yazılı olarak yapılır, gerektiğinde en fazla iki defa yenilenebilir.
Asıl işverenin, ücreti ödeme yükümlülüğü devam eder. Geçici iş ilişkisi kurulan (işçi kiralayan) işveren, işçinin kendisinde çalıştığı sürede ödenmeyen ücretinden ve sosyal sigorta primlerinden asıl işverenle birlikte sorumludur.
İşçiyi geçici olarak devralan işveren, grev aşamasına gelen bir toplu iş uyuşmazlığının tarafı ise, işçi grev uygulanması sırasında çalıştırılamaz.
Toplu işçi çıkarmaya gidilen işyerlerinde çıkarma tarihinden itibaren altı ay içinde toplu işçi çıkarmanın konusu olan işlerde geçici iş ilişkisi gerçekleşmez, işçi kiralanamaz.
Bu düzenlemede ilk önce özel istihdam bürolarına işçi kiralama yetkisi verilmemekteydi. Eskiden işsizlere iş, işçi arayanlara işçi bulmak kamunun tekelindeydi; özel kişi ve kuruluşlar, iş ve işçi bulma işi yapamazlardı. AKP döneminde bu düzenleme değiştirildi. İş ve işçi bulma görevi, yetkisi ve tekeli, eski adıyla İş ve İşçi Bulma Kurumu veya şimdiki adıyla Türkiye İş Kurumu’ndan alındı. Özel istihdam bürolarının kurulmasına izin........
