menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Halkın Kurtuluşu’nun Devrimci Demir-İş Sendikası

61 0
05.10.2026

www.yildirimkoc.com.tr

12 Mart 1971 darbesi öncesinde oluşan Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu’nun (THKO) devamcısı niteliğindeki yapılanmalardan en önemlisi önce 2 Şubat 1976 tarihinde Halkın Kurtuluşu Dergisi’ni yayımlamaya başladı. 1978 yılı Ekim ayında Çorum’da “THKO 1. Konferansı”nı düzenlendi. Bu toplantıda hareketin adı “TDKP-İnşa Örgütü” olarak belirlendi. Aynı günlerde de Devrimci Demir-İş Sendikası kuruldu. Türkiye Devrimci Komünist Partisi’nin (TDKP) kuruluş kongresi, 2 Şubat 1980 tarihinde İzmir’de gerçekleştirildi. Bu siyasi yapılanmanın belirlenebilen tek önemli sendika girişimi, Devrimci Demir-İş Sendikası’ydı. Diğer işkollarında önemli bir sendika girişimi olmadı. Arnavutluk Emek Partisi ve onun önderi Enver Hoca’nın ideolojik çizgisini benimseyen bu yapı, legal sendikaların dışında, Devrimci Sendika Muhalefeti biçiminde örgütlenmeye çalıştı. Ancak 1980 yılında bu girişimden de vazgeçildi.

Devrimci Demir-İş Sendikası, erişilebilen belgelere göre, herhangi bir işyerinde toplu iş sözleşmesi yetkisi alıp toplu sözleşme bağıtlamadı. Sendika, kurulduğu İskenderun’daki Demir-Çelik İşletmesi dışında Ereğli Demir Çelik’te de örgütlenme çalışması yürüttü. Ancak sendikanın çalışması, bir siyasi örgütlenmenin “işçi birimi” biçimindeydi. Amaç, belirli işyerlerinde örgütlenip yetki almaktan çok, sendikal çalışma sürecinde siyasi örgütlenmeye kadro sağlamak gibiydi. Sendikanın gençlik birimi veya kadın birimi olmadı. Herhangi bir işyerinde de yasal grev veya başka tür etkili eylem yapılmadı veya yapılamadı. Sendikanın İstanbul, İzmir, Ankara, Adana gibi işçi yoğunluğunun olduğu bölgelerde önemli bir örgütlenme çalışması da kayıtlarda gözükmemektedir.

Halkın Kurtuluşu Hareketi, işçi sınıfı içindeki çalışmada, ağırlıklı olarak “Devrimci Sendika Muhalefeti” anlayışıyla hareket etti. Devrimci Demir-İş Sendikası, legal olanaklardan yararlanılan bir araç gibiydi. Halkın Kuruluşu’nun 1978 yılı Kasım ayında Federal Almanya’da kurulan Devrimci Sendika Muhalefeti (Revolutionare Gewerkschaft Opposition – RGO) hareketi ile bağlantısı vardı. Devrimci Demir-İş Sendikası’nın tüzüğünde yer alan bazı maddeler, 1980 yılında Türkiye’de yayımlanan DSM Nedir, Niçin Mücadele Ediyor? başlıklı bir kitapçıkta yer alan öneriler gibidir. Ancak Devrimci Demir-İş’in özellikle İsdemir ve Erdemir işyerlerinde bu çizgideki çalışmaları bir sendikal başarıya dönüşmedi. (DSM için bkz. RGO Devrimci Sendika Muhalefeti, Patronlara ve Sendika Ağalarına Karşı İşçilerin Birliği, Federal Almanya, 1978, 47 s.; DSM Nedir? Niçin Mücadele Ediyor?, 1980, 62 s.)

12 Eylül 1980 darbesi sonrasında kapatılan Devrimci Demir-İş Sendikası hakkında özel bir dava açılıp açılmadığına ilişkin bilgi bulunmamaktadır.

İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı Mahkemesi’nde 1981 yılında “Türkiye Devrimci Komünist Partisi, TDKP, Halkın Kurtuluşu, Yurtsever Devrimci Gençlik, Genç Komünistler Birliği, Devrimci Sendikal Muhalefet Grubu” adıyla bir dava açıldı (Esas no.1981/100, Karar no.1982/660; ek iddianame: Esas no.1982/2886, Karar no.1983/61).

Devrimci Demir-İş’in Kuruluşu, Amacı ve İlkeleri

Devrimci Demir-İş Sendikası (Demir Çelik Alüminyum Maden Madeni Eşya ve Makine Sanayii İşçileri Sendikası) 28 Eylül 1978 günü Hatay İskenderun’da kuruldu. Kurucuları Oktay İlhan (genel başkan), Bektaş Korkmaz, H.Ali Mert, İbrahim Kızılyer, Ali Şepsül, Rıza Bozkurt, Hasan Şimşek, Bekir Özmen, Mustafa Şen, Mayil Sarıkaya ve Sefa Karakuş idi.

Halkın Kurtuluşu Dergisi, Devrimci Demir-İş’in kuruluşuna ilişkin şu açıklamayı yaptı:

“Devrimci Demir-İş’in kuruluşunu selamlıyoruz.

“Bir süreden beri kuruluş çalışmaları yürütülen Devrimci Demir-İş’in geçtiğimiz hafta içerisinde kuruluş işlemlerinin tamamlandığı ve kuruluşunun ilan edildiği bildirilmektedir.

“Devrimci Demir-İş’in kurulması metal işkolundaki işçilerin sınıf sendikacılığı için yürüttükleri mücadelenin bir adımı ve ürünü olarak doğmuştur. Devrimci Demir-İş, aynı zamanda, Türkiye işçi sınıfının uzun yıllardır yürüttüğü mücadelenin alevleri arasından doğmuş ilk sınıf sendikasıdır.

“Devrimci Demir-İş’in kurulması Türkiye işçi sınıfının mücadelesinin bir eseridir.

“Doğuşunu selamlıyoruz.

“Türkiye metal işçilerinin ve İskenderun işçilerinin yiğit mücadelesini ve sınıf sendikacılığının oluşturulması ve geliştirilmesi yolunda attıkları başarılı adımı selamlıyoruz.

“Devrimci Demir-İş’in burjuvaziye ve her türlü burjuva sendikacılığına karşı tavizsiz bir mücadele yürüteceğine, sınıfın birliğini sağlama yolunda mücadele edeceğine inancımız tamdır.

“Devrimci Demir-İş’in doğuşu burjuvazi ve her türden gericilik bir korku kaynağı, işçi sınıfı için bir sevinç kaynağıdır.

“Türkiye işçi sınıfının ve İskenderun’un yiğit işçilerinin sevincini yürekten paylaşıyoruz.

“Ve sınıf sendikacılığının doğuşunu selamlıyoruz.” (Halkın Kurtuluşu, sayı 129, 2 Ekim 1978)

Devrimci Demir-İş’in kuruluşunu Halkın Kurtuluşu Dergisi şu şekilde duyuruyordu:

“DEVRİMCİ DEMİR-İŞ KURULDU

“Metal işçilerinin sınıf sendikası, Devrimci Demir-İş Sendikası İskenderun’da kuruldu. Devrimci Demir-İş Sendikası yayınladığı kuruluş bildirisinde şöyle seslenmektedir: “Devrimci Demir-İş burjuvazi ile sınıf işbirliğini reddeden, sendika ağalarının her türlü barikatlarını yıkmaya yönelen, metal işçilerinin geçmiş mücadeleleri ve devrimci mirası üzerinde yükselmektedir.” “Tüm metal işçilerini Devrimci Demir-İş Sendikasının çatısı altında toplanmaya ve sınıf güçlerini birleştirmeye çağırıyoruz.” Proleter devrimciler Devrimci Demir-İş’in kurulmasını selamlamaktadırlar.”

Devrimci Demir-İş Sendikası’nın kuruluş bildirisi de Halkın Kurtuluşu Dergisi’nde yayımlandı:

“Devrimci Demir-İş Sendikası Kuruluş Bildirisi

“Bugün ülkemizde 1.5 milyonu aşkın işçi sendikalarda örgütlenmiş durumdadır, Bu sendikaların tamamı burjuva sınıf işbirlikçisi, revizyonist, reformist ve faşist sendikacılık akımlarının ve bu akımlara dayanan sendika ağalarının yönetimi ve denetimi altındadır. Bugün işçi sınıfı hareketi her türden burjuva sendikacılığını tasfiye etme göreviyle karşı karşıyadır. DEVRİMCİ DEMİR-İŞ SINIF SENDİKACILIĞININ TAVİZSİZ SAVUNUCUSUDUR. Devrimci Demir-İş; burjuva sınıf işbirliğini reddeder ve şu temel ilkeleri tavizsiz savunur.

“x- İşçi sınıfının ve onun bir parçası olan metal işçilerinin ekonomik taleplerinin tavizsiz savunucusudur. Ekonomik mücadelenin, siyasi ve ideolojik mücadele ile kopmaz bağının bilincindedir. Ekonomik mücadeleyi işçi sınıfının siyasi ve ideolojik mücadelesine tabi kılarak sürdürür. Ekonomik mücadelenin abartılmasına ve küçümsenmesine karşı durur.

“x- ‘En kötü olan ücret düşüklüğü değil, ücret sisteminin kendisidir.’ Salt ekonomik haklar uğruna yürütülen mücadele işçi sınıfının kurtuluşunu sağlamaz, işçi sınıfını sömürüden, zulümden kurtaramaz. Devrimci Demir-İş işçi sınıfının kurtuluşunun ancak ücretli köleliğin ve her türlü kapitalist sömürünün yok olmasıyla gerçekleşeceğinin bilincindedir. Devrimci Demir-İş ekonomik mücadelenin siyasi mücadeleye tabi kılınmasını savunur.

“x- İşçi sınıfının kendi siyasi mücadelesiyle doğru bir şekilde birleşebilmesi için, burjuvaziye karşı ideolojik mücadele verilmesini savunur. Devrimci Demir-İş; işçi sınıfının yolunu karartan revizyonist, reformist, faşist ve her türden burjuva ideolojisine karşı uzlaşmaz mücadele verilmesini ve SOSYALİZM BİLİMİNİN İŞÇİ SINIFI İÇİNDE YAYILMASINI SAVUNUR.

“x- Devrimci Demir-İş sendikal demokrasiden yanadır. İşçilerin kendi yöneticilerini kendilerinin özgürce seçmesini ve denetlemesini, sendikal faaliyetin her alanında işçilerin söz ve karar sahibi olmasını sonuna kadar savunur ve uygular.

“x- Devrimci Demir-İş faşizme, emperyalizme ve her türlü gericiliğe karşı aktif mücadeleyi başta gelen görevlerinden birisi olarak görür.

“x- Devrimci Demir-İş burjuva milliyetçiliğine ve milli zulme karşı çıkar. Ve ulusların kendi kaderlerini tayin hakkını savunur.

“x- Devrimci Demir-İş, sendikaları, hakim sınıflar ve onların devleti ile kaynaştırmaya, işçi sınıfının sendikal eylemini ve yönetimini kısıtlamaya ve yozlaştırmaya hizmet eden ‘Toplumsal Anlaşma’, ‘Uzlaştırma Kurulları’, ‘Yatırım Fonu’, ‘Üçlü Komite’, ‘Yönetime Katılma’ gibi her türlü gerici uygulamalara karşı kesin tavır alır.

“x- Devrimci Demir-İş işçi sınıfının en geniş eylem ve sendikal birliğinden yanadır. İşçi sınıfının ilkeli sendikal birliğini sınıf çıkarlarını savunma temelinde yapılan eylemlerle gerçekleştirmeye çalışır.

“x- Devrimci Demir-İş ülkemizde ve tüm dünyada emekçi sınıfların ve ezilen halkların her türlü sömürüye ve gericiliğe karşı verdikleri mücadeleyi tek başına veya diğer işçi ve emekçi sınıfların örgütleriyle birlikte destekler.

“DEVRİMCİ DEMİR-İŞ HER TÜRDEN BURJUVA SENDİKACILIĞINA KARŞI TÜRKİYE METAL İŞÇİLERİNİN TEK DEVRİMCİ ALTERNATİFİDİR.

“Bugün ülkemizde 200 bini aşkın metal işçisinden 150 bin kadarı sendikalarda örgütlenmiş durumdadır. Ancak bu sendikaların tümü burjuva sınıf işbirlikçisi, revizyonist, reformist ve faşist sendikacılık akımlarının ve bu akımlara dayanan sendika ağalarının yönetimi ve denetimi altında bulunmaktadır.

“Metal işçilerinin burjuvaziye karşı her eylemini arkadan hançerleyen sendikal akımlar, burjuvazi ile ve burjuva feodal devletle tam bir işbirliği içinde faaliyet sürdürmektedir. Bu karşı devrimci sendikal akımlar dün de bugün de sendikaların, burjuvaziye karşı bir direniş, örgütlenme ve birlik merkezi, işçilerin sınıfsal eğitime başladıkları, kapitalist sömürü ve baskıya karşı aktif olarak mücadele ettikleri ve sınıf bilinçlerini geliştirdikleri birer SOSYALİZM OKULU olmasının karşısında yer almışlardır ve almaktadırlar.

“Bunlar faaliyetlerinin merkezine, kapitalist sömürünün ortadan kaldırılmasını, yerine sosyalizmin kurulması uğruna mücadele etmeyi değil, tam tersine kapitalizmi, burjuva feodal devleti korumayı ve güçlendirmeyi koymuşlardır.

“Onlar, faşist, reformist, revizyonist ve her soydan burjuva siyaset ve ideolojisinin işçi kitleleri içinde taşıyıcısıdırlar. Bu nedenle, bu sendika ağaları devrimci siyaset ve ideolojiye ve bunu savunan devrimci işçilere azgınca saldırmaktadırlar.

“Onlar sendikal demokrasinin de düşmanıdırlar. Bu nedenle örgüt içi demokrasiyi yok etmişler, gasp ettikleri sendika yönetimlerini de ortaçağ derebeylerinin malikanelerini korudukları gibi korumaktadırlar. Kendilerine karşı muhalefet eden devrimci, demokrat işçileri veto etmekte ve sendikalardaki görevlerine son vermektedirler. Ve hatta patronlarla işbirliği yaparak işten attırmaya kadar varan her türlü zorbalığı uygulamaktadır. İşçilerin talep ve isteklerinin  gerçekleştirilmesine hizmet etmesi gereken toplu iş sözleşmeleri, sendika ağaları ile patronların el ele vererek işçilerin talep ve isteklerinin boğulması ve bu uğurda verilen mücadelenin zincire vurulmasının aleti haline getirilmektedir.

“Sendika ağaları en başta grev eylemleri olmak üzere metal işçilerinin tüm mücadelelerinin önüne barikatlar kurmaktadırlar, İşçi sınıfının bu eylemleri, işçi sınıfının taleplerini gerçekleştirme, ekonomik, sosyal ve siyasal mücadelesini yükseltme, sınıf bilincini geliştirme aracı olmaktan çıkarılarak, burjuvaziye ve onların düzenine zarar vermeyecek biçimde, onların tayin ettiği sınırlar içerisinde  hapsedilmeye çalışılmaktadır. Komprador burjuvazi ve toprak ağalarının ve faşist feodal devletinin baş destekçisi olan sendika ağaları sendikaların her geçen gün işçi sınıfı örgütü olma niteliğini yozlaştırmaya, burjuvaziye ve burjuva devletine daha fazla bağlamaya çalışmaktadır.

“Türkiye metal işçileri zengin mücadele ve örgütlenme geleneğine sahiptir. Geçmiş mücadelesinde çeşitli mücadele araçları yaratmış ve başarı ile uygulamış olan metal işçileri, sendika ağalarına rağmen burjuvaziye karşı yiğitçe direnmesini, ekonomik, demokratik haklarını söke söke almasını bilmiştir. Devrimci Demir-İş, burjuvazi ile sınıf işbirliğini reddeden, sendika ağalarının her ‘türlü barikatlarını yıkmaya yönelen metal işçilerinin geçmiş mücadelesi ve devrimci mirası üzerinde yükselmektedir.

“TÜM METAL İŞÇİLERİNİ DEVRİMCİ DEMİR-İŞ SENDİKASININ ÇATISI ALTINDA TOPLANMAYA VE SINIF GÜÇLERİNİ BİRLEŞTİRMEYE ÇAĞIRIYORUZ.

“Revizyonist; reformist ve faşist sendika AĞALARINA karşı olan tüm Metal işçilerini sınıf taleplerimizi savunmak ve gerçekleştirmek için burjuvaziye karşı DEVRİMCİ DEMİR-İŞ Sendikası saflarında birleşmeye çağırıyoruz.

“DEVRİMCİ DEMİR-İŞ SENDİKASI GENEL MERKEZİ.” (Halkın Kurtuluşu, sayı 129, 2 Ekim 1978)

Devrimci Demir-İş Sendikası’nın tüzüğünde “amaç ve ilkeler” bölümü aşağıda yer almaktadır:

“A. AMAÇ. Sendikamız, ulusal bağımsızlığa, demokrasi ve devrimci sınıf mücadelesinin ilkelerine sıkı sıkıya bağlı kalarak:

“(1) Dil, cinsiyet, ırk ve mezhep ayrımı gözetmeksizin sendikanın kapsadığı işkolunda çalışan işçileri örgütlemek, aynı amaç içinde toplamak ve bu uğurda uzlaşmaz mücadele vermek.

“(2) Burjuvaziye, her türden burjuva sendikacılığına, gerici sendika yöneticilerine, faşizme ve emperyalizme karşı sınıfının tabanında, aktif mücadele içerisinde sınıfın temel çıkarlarını savunmak ve elde etmek için somut eylemlerle işçi sınıfının gerçek sendikal birliğini gerçekleştirmeye........

© Veryansın TV