menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Doğan Avcıoğlu, Yön ve Sosyalizm

14 0
29.01.2026

Yıldırım Koç yazdı…

www.yildirimkoc.com.tr

Doğan Avcıoğlu ve Yön Dergisi, Türkiye’de sosyalizm kavramı konusundaki önyargıların aşılmasına büyük katkılarda bulundu.

Doğan Avcıoğlu’nun sosyalizm konusundaki görüşlerini etkileyen önemli bir kişi, geçmişte eski TKP içinde merkez komitesi üyeliği dahil önemli görevlerde bulunmuş ve 1932-1935 döneminde yayımlanan Kadro Dergisi’nin ideologluğunu yapmış olan Şevket Süreyya Aydemir’di. Doğan Avcıoğlu tarafından daha sonraki yazılarında kullanılan “Türk sosyalizmi” kavramını da ilk kez Şevket Süreyya Aydemir (TİP’teki yönetim değişikliğinden çok kısa bir süre önce) 31 Ocak 1962 tarihli (Sayı 7) Yön Dergisi’nde yayımlanan “Türk Sosyalizmi ve Fikir Atatürkçülüğü” yazısında gündeme getirdi.

Doğan Avcıoğlu, Yön’ün 1. sayısında “Kemer Sıkalım” başlıklı yazısında şunları yazıyordu: “Hızlı kalkınma temposunu sağlayacak çapta bir kemer sıkma gayreti, gelir dağılışındaki adaletsizliklerin giderilmesi, fedakarlık ve nimetlerde eşitliğin gerçekleştirilmesiyle mümkün olacaktır. Bu sebepledir ki, yirminci yüzyılın ikinci yarısında azgelişmiş memleketler için tek çıkar yol, sosyalizmdir.” (Yön, Sayı 1, 20 Aralık 1961)

Doğan Avcıoğlu, Yön’ün 10 Ocak 1962 tarihli sayısında (Sayı 4) yayımlanan “Yapıcı Milliyetçilik” yazısında da sosyalizmi savundu:

“Bu buhranlı durumda, gerçek milliyetçinin ve vatanseverin vazifesi, çıkmazdan kurtuluş yolu aramak, bir çıkar yol bulmak için çırpınmaktır. YÖN bu gaye ile ortaya çıkmıştır. Yüzlerce Atatürk çocuğunun imzasını taşıyan YÖN’ün BİLDİRİ’si bu çırpınışın, müspet yolda bir ifadesidir. “Yeni Devletçilik” anlayışı, bir kalkınma metodu olarak ortaya konmuştur.

“Biz şahsen, bir adım daha atarak, demokratik bir sosyalizmin tek çıkar yol olduğuna inanıyoruz. (…)

“Yavaş ve adaletsiz bir kalkınma, geçen yüzyılda mümkündü. Yirminci yüzyılda, yavaş ve adaletsiz bir kalkınma, komünizme giden en kısa yoldur. Ancak sosyalizm, demokratik düzen içinde, hızlı ve adil bir kalkınmayı sağlayabilir. Sosyalizm külfet ve nimette eşitliği gerçekleştirerek, “elle gelen düğün bayram” havası içinde milletçe fedakarlığa elverişli ortamı yaratır. Çalışmayı toplumun en yüksek değeri haline getirerek, çalışma aşkını kuvvetlendirir. Böylece, tasarruf ve yatırım hacmi artarak kalkınma hızlanır.

“Liberal ekonomilerde yama gibi duran ve ekseriya süsten ibaret kalan plan, sosyalist ekonominin ayrılmaz bir parçasıdır. Plancılık, verimli büyük işletme ve kooperatifçilik hareketi, sosyalizmde en elverişli zemini bulur. Bu da milli kaynakların israfını azaltır.

“Sosyalizm, tek kelimeyle, sosyal adalet içinde hızlı kalkınma metodudur. Sosyal adalet içinde hızlı kalkınma ise, memleketimizi bugünkü çıkmazdan kurtaracak tek yoldur. Bunun içindir ki, sosyalizm en büyük milliyetçiliktir.” (Yön, Sayı 4, 10 Ocak 1962)

Doğan Avcıoğlu Yön’ün 31 Ocak 1962 tarihli sayısında “Niçin Sosyalizm?” başlıklı bir yazı yayımladı. Yön’ün aynı sayısında Şevket Süreyya Aydemir de yazı yazmaya başladı ve “Türk sosyalizmi” kavramını kullandı:

“Bir toplum düzeni olarak, iyi niyetli hiç kimsenin sosyalizme karşı koyabileceğini sanmıyoruz. İnsanın insanı istismarına son veren, milli gelirin çalışma ölçüsüne göre paylaşılmasını sağlayan, insanların çeşitliliğinden hareket ederek herkese eşit şans veren bir toplum düzenine herkes taraftardır. Bu düzenin ne dereceye kadar gerçekleştirilebileceği, yeni istismar şekillerinin ortaya çıkıp çıkmayacağı tartışılabilir. Fakat fikir olarak böyle bir toplum düzeninin aleyhinde bulunulamaz.

“Meselenin bu tarafını bir kenara bırakıyoruz. Biz, sosyalizmi bir kalkınma metodu olarak ele alacağız. İddiamız şudur: Azgelişmiş memleketler arasında bulunan Türkiyemizde, hürriyet ve sosyal adalet içinde hızlı kalkınmayı sağlayacak tek metot sosyalizmdir. Buna karşılık, özel teşebbüse dayanan bir kalkınma hamlesi, Sadun Aren’in seri yazısında uzun uzun belirttiği gibi, geniş kütlelerin refah taleplerini süngü ile susturan faşist bir idarenin mevcudiyetini zaruri kılar. (…)

“Halbuki sosyalist sistemde, fedakarlık ve nimette eşitlik esastır. Fakir kütleler vergi verirken, zenginlerin kendilerinden çok daha ağır vergi ödediklerini bileceklerdir. Mirasyedilerin değil, en iyi ve en faydalı şekilde çalışanın en çok kazandığını göreceklerdir. Böyle bir ortamda, kütlelere fedakarlığı seve seve kabul ettirmek, milletçe fedakarlıktan konuşmak mümkündür.

“İşte sosyalizm, hürriyet düzeni içinde hızla kalkınmak isteyen memleketimizde, bunun için tek çıkar yoldur.” (Yön, Sayı 7, 31 Ocak 1962)

Doğan Avcıoğlu, 14 Mart 1962 tarihli Yön’de yayımlanan “Kalkınma Programı, II. A’dan Z’ye Kadar Reform” yazısında, Şevket Süreyya Aydemir’in geliştirdiği “Türk sosyalizmi” kavramını kullanmaya başladı:

“Türk sosyalizminin başlıca hedefleri şu şekilde özetlenebilir:

“1) Kapitalizmin öncesi iktisadi yapıyı, kalkınmayı sağlayacak şekilde modernleştirmek.

“2) Başta atıl işgücü olmak üzere kaynakların tam istihdamını sağlamak.

“3) Planlamayı, sosyal, iktisadî, siyasî ve kültürel alanlarda büyük değişiklikleri sağlayacak güçlü bir müdahale vasıtası olarak kullanmak.

“4) Çalışmayı toplumun en yüksek değeri haline getirmek ve kültür için fırsat eşitliği yaratmak.

“5) Çalışanlar demokrasisini kurmak.” (Yön, Sayı 13, 14 Mart 1962)

Doğan Avcıoğlu, 14 Mayıs 1962 tarihli (Sayı 22) Yön’de yayımlanan “Milyonların Affı” yazısında da sosyalizmi savundu:

“Halbuki sosyalist düzen, kârın yerine sosyal faydayı geçirecek ve ekonomiyi memleket çapında organize ederek, başta işgücü olmak üzere kaynakların tam kullanılmasını sağlar.

“Bu da, Türkiye için sosyalizmden başka çıkar yol olmadığını gösteren yeni bir örnektir.

“Kayseri’deki üç yüz adamın affını memleketin en önemli meselesi haline getiren zihniyet, ne kadar direnirse dirensin, önümüzdeki yıllarda, en uygun şartlar altında bile çoğalacak olan işsizlik, Türkiye’yi sosyalizm yoluna koyacaktır. Memleketimizi doktrinlerden çok, olaylar sosyalizme itmektedir.” (Yön, Sayı 22, 14 Mayıs 1962)

Doğan Avcıoğlu, 30 Mayıs 1962 tarihli (Sayı 24) Yön’de “Türkiye İçin Neden Sosyalizmden Başka Çıkar Yol Yok” başlıklı bir yazıda, bir yabancı yazarın çalışmasından hareketle, görüşlerini özetledi.

Doğan Avcıoğlu ilk kez Yön’ün 22 Ağustos 1962 tarihli sayısında (Sayı 36) yayımlanan “Sosyalizm Anlayışımız, Türk Sosyalizmi” başlıklı yazıda Şevket Süreyya Aydemir tarafından geliştirilen “Türk sosyalizmi” kavramını ayrıntılı bir biçimde ele aldı:

“O halde Türkiye için nasıl bir Sosyalizm istiyoruz? Yukarıdaki açıklamalar Batı Sosyalizminin memleketimize örnek olamayacağını göstermektedir. Azgelişmiş bir ülke olan Türkiye’de Sosyalizm radikal olacak, kısa zamanda yeni bir toplum düzeni kurmaya yönelecektir.

“Doğu Sosyalizmi de Türkiye’ye örnek teşkil edemez. Asıl gayenin insanın gelişmesi olduğunu unutabilecek kadar insafsız metotlara yönelmek, arzu edilecek bir şey olmadığı gibi zaruri de değildir. Böyle bir Sosyalizm anlayışına, kalkınma konusundaki müessiriyetine rağmen karşıyız. Radikal, fakat insani bir Sosyalizmden yanayız.

“Burada bir noktayı iyice belirtmek ve iftiraları cevaplandırmak lazım: Türk halkının refah ve saadeti için mücadele eden Sosyalistlerin, gerçek milliyetçiler olduğuna inanıyoruz. Sosyalizmin milliyetçi anlayışı, milli bağımsızlık konusunda da görülmektedir. Sosyalist, Amerikan boyunduruğuna da, Rus boyunduruğuna da karşıdır. Ekonomik bağımsızlıkla........

© Veryansın TV