menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Özgürlük: Güneyin Atillası Zapata, Güvenlik: NATO’nun dışında

10 0
04.07.2026

Mustafa Özgür Sancar yazdı…

NATO Zirvesi 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak. Geniş katılımlı olması beklenen zirve nedeniyle başkent felç olmuş durumda… Yollar, parklar, kamusal alanlar kapatılıyor, kamu kurumları dâhil pek çok iş yeri zorunlu tatil yapıyor.

HÜKÜMET VE ”MUHALEFET” NATOCULUK’TA BİRLEŞİYOR

Erdoğan, ”İttifak çapında Teksas’tan Ankara’ya uzanan amasız, fakatsız bir güvenlik ve savunma ağı oluşturmalıyız” dedi. AKP içindeki genel kanaat de aynı; hattâ muhalefet olarak tanımlanan parti ve gruplar nezdinde de üç aşağı beş yukarı aynı fikir seslendiriliyor. ”NATO’dan kopamayız” demekle, ”NATO’nun uç karakolu olmayalım; ama etkin üyesi olalım” demek arasında bir fark yok.

BİR UKRAYNA MESELESİ: ÇÜRÜYEN AB – ABD İLİŞKİLERİ

NATO, teoride bile bir savunma örgütü değil; Soğuk Savaş’ın ürünü Varşova Paktı varken, belki bir savunma gerekçesi uyduruluyordu; ancak şimdi NATO üyelerini hangi tehdide karşı koruyor; koruyor mu (?) Türkiye’ye yaptığı gibi Batı Trakya, Meriç’ten, Doğu Akdeniz’den tehdit mi ediyor (?). Çok açık ki NATO bir savunma örgütü değil; karar verme mekanizmalarına sahip olan ABD’nin saldırı örgütüdür.

Dünya bunu Ukrayna örneğinde yakından izledi. Ukrayna üzerinden Rusya’yı çerçeveleme politikası, Rus-Ukrayna savaşı ve binlerce insanın hayatını kaybetmesine neden oldu. Rusya ile enerji ve ticaret ilişkisi sekteye uğrayan Avrupa, Ukrayna’yı kullanışlı aparat olarak değerlendiren NATO plânını desteklemiş olmanın bedelini bugün milyar dolarları bulan ticari açıkla, ağır ödüyor. AB ile ABD arasındaki çatlağın büyümesinde Ukrayna fiyaskosu başat etken…

ANTİ-EMPERYALİZM İLE NATOCULUK BİR ARADA OLMAZ

Teksas’tan Ankara’ya uzanan güvenlik zinciri ütopyası nasıl gerçekleşecek ve kimi karşısına alacak (?).

Beyaz Saray’ın başını çektiği Atlantik sistemi, Çin, Rusya, İran ve çok kutupluluğu savunan Güneyli ülkeleri hedef alıyor. Yani Türkiye’nin gelecek inşaa edeceği dünyayı düşman ilân ediyor.

Bir düz mantığın ötesinde, pratikte Türkiye’nin çıkarları NATO ile çatışıyor.

Ayrıca savunma hattının başlatıldığı Teksas bile gerçekte bir Birleşik Devletler toprağı değil. Burası Meksika’nın işgal edilen toprağı. ABD zor kullanarak, işgalle elde ettiği toprakları NATO eliyle korumanın peşinde.

Anti-emperyalist bir büyük zaferin sonucu olan Türkiye Cumhuriyet’i, bu ABD saldırı örgütünün parçası olamaz.

ABD, 1845 yılında Teksas ve Kaliforniya’nın Meksika’ya ait olan bölgelerini zaptetmiş, uygarlık adına bölgeye köleciliği getirmişti. Bununla yetinmeyen Birleşik Devletler, Meksika’ya ait olan Colorado, Arizona, New Mexico Nevada, ve Utah gibi bugün eyalet konumundaki yerleri de ele geçirdi. Bu topraklar bugün Meksika yüzölçümünün yarıdan fazlası kadar, hattâ Arjantin topraklarına denk büyüklüktedir.

”ZAVALLI MEKSİKA! TANRI’DAN ÖYLESİNE UZAK, ABD’YE O DENLİ YAKIN!”

Bu nedenle Latin Amerika’da, ”Zavallı Meksika! Tanrı’dan öylesine uzak, ABD’ye o denli yakındır” denir. Bir ince nükte olmaktan çok, derin bir siyasî analizi içerir bu söz. Meksika’dan aldığı topraklar sayesinde ABD; bakır, petrol, kauçuk, şeker gibi tarım ürünlerinin üretimi, ulaştırma ve bankacılık sektöründe zenginlik patlaması yaşadı. Bölge Amerikan yatırımlarının istilasına uğradı; Maya ve Yaki yerlileri ise başta Standard Oil olmak üzere Kuzeyli şirketlerin kölesi hâline geldi.

Güneyin Atillası olarak tanımlanan, köylü lideri Emiliano Zapata, Kuzey’den gelen sömürücüler ve ülke içindeki oligarşiye karşı, köleleştirilen Meksika halkını savunduğu için tarih sahnesine çıktı.

Atilla, Roma’nın dünya egemenliğine karşı Türk’ün özgürleşmesi için........

© Veryansın TV