menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ponzi, fonzi ve donziler

13 0
07.10.2026

Muharrem Karanfilci yazdı…

Bizim mahalleden sosyolojik görünüm…

Eskiden dolandırılmak için kapınıza birinin gelmesi gerekirdi. Elinde çantası olurdu. Kravatı olurdu. Bir de çok konuşurdu. Çok kazanacağınıza, sizi çok inandırırdı. Şimdi çanta yok. Kravat da şart değil. Telefonda bir uygulama yeterli. Bir fon yeterli… Bir grafik, birkaç rakam, biraz finans jargonu ve en önemlisi de güven yeterli.

Sonra bir gün bakıyorsunuz ki sizin paranız, sizin paranız olmaktan çıkmış; bir başkasının hesabında, bir başkasının planında, bir başkasının hayalinde dolaşır olmuş. İşte tam burada Ponzi çıkıyor karşımıza… Arkasından Fonzi geliyor. En sonunda da Donziler! Çünkü Türkiye’nin ekonomik sözlüğüne artık yeni bir kelime eklemek gerekmez mi? Hele ki bu kadar insan mağdur olmuşken: Donziler…

Yani vatandaşın soyulmadık yerinin kalmadığı, donuna kadar soyulduğu, elinde avucunda ne varsa ekonomik sistemin farklı kanallarından çekilip alındığı ve sonunda vatandaşın kendi cebine bakıp “Bende ne kaldı?” diye sorduğu dönem…

Şaka bir yana, artık mesele yalnızca bir dolandırıcılık hikâyesi değil. Türkiye’de sermaye piyasalarındaki son gelişmeler, meselenin ne kadar büyüdüğünü gösteriyor. Sermaye Piyasası Kurulu, 17 Eylül 2026 tarihli kararlarla 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiye edilmesine karar verdi. Bu fonlarda bulunan tekil yatırımcı sayısı ise 455 bin 758 olarak açıklandı. Dört yüz elli beş bin… Dile kolay…

Bu rakam, bazı Avrupa ülkelerinin nüfusundan daha fazla… Mesela İzlanda nüfusundan fazla insan, parasını bu fona yatırmış. Tanrılar değil, insanlar çıldırmış olmalı…

Rakamı okuyunca insanın aklına önce matematik geliyor. Sonra insan geliyor. Çünkü her rakamın arkasında bir insan var. Birinin emeklilik hayali… Birinin çocuğunun eğitim parası… Birinin yıllarca biriktirdiği tasarruf… Bir başkasının “Param bankada duracağına çalışsın.” diye düşündüğü para… Ve hepsinin ortak noktası aynı: Güven.

Çünkü finansal sistemin temelindeki en önemli para birimi yalnızca Türk lirası değildir. Güvendir. Güven kaybolduğunda para hâlâ hesapta görünebilir ama sistemin kendisi fakirleşir. İşte Ponzi’nin de asıl sermayesi, paradaki sıfırlar değil, insanların birbirine ve sisteme duyduğu güvendir.

Yeni yatırımcı gelir. Yeni para girer. Eski yatırımcıya ödeme yapılır. Herkes kazanıyor zanneder. Sistem büyür. Ta ki para girişinin hızı, para çıkışını karşılayamaz hâle gelene kadar… Sonra müzik durur. Ve herkes sandalyesini aramaya başlar.

Türkiye’nin Finansal Okuryazarlık Platformu da Ponzi sistemini, yüksek getiri vaadiyle yatırımcı çekilen ve önceki yatırımcılara........

© Veryansın TV