Atletizmde skandal
Muharrem Karanfilci yazdı…
YOKSA SİZ BİZİM DEVŞİREMEDİKLERİMİZDEN MİSİNİZ?
Bir ülkenin spor politikası, aslında o ülkenin yönetim anlayışının aynasıdır. Bugün Türk sporunda yaşanan tartışma, yalnızca atlet transferleri, vatandaşlık başvuruları ya da reddedilen devşirme dosyaları değildir. Bugün tartışılan şey bir zihniyettir. Ve bu zihniyetin özeti tek cümledir:
Kendi yetiştirdiğine güvenmeyip, başarıyı ithal etmeye kalkmak.
2024 Paris Olimpiyatları, hatırlayacağınız üzere tam bir fiyasko ile sonuçlanmıştı. Tek bir altın madalya alamadan oyunları kapatmıştık. Bir kez bile İstiklal Marşı’mız çalınmamıştı.
Bu başarısız sonuçlardan sonra kuru birkaç gürültü patırtı çıkarılsa da değişen hiçbir şey olmadı. Hemen çalışmalara başlanacağı deklare edilse de bizim nazarımızda bunun çok bir anlamı yoktu.
Sonra anladık ki 2025 yılında, 11 atlet devşirme modeliyle ülkemiz adına transfer edilmeye başlanmış. Ancak Dünya Atletizm Federasyonu Vatandaşlık Denetleme Kurulu, başvuruları inceleyip değerlendirerek bu sporcuların ülkemiz adına yarışmalarını açıkça ve kesin bir dille reddetmiş.
Peki, bu sporcular kimler? Nerelerden gelip ülkemiz adına yarışacaklardı, bir bakalım:
Catherine Relin (Selin Can) Amanang’ole (KEN), Ronald Kwemoi (KEN), Brigid Kosgei (KEN), Brian Kibor (KEN), Nelvin (Can) Jepkemboi (KEN), Rajindra Campbell (JAM), Jaydon Hibbert (JAM), Wayne Pinnock (JAM), Rojé Stona (JAM), Favor Ofili (NGR), Sophia Yakushina (RUS).
Şimdi biz bu sporcuları Kenya’dan, Jamaika’dan, Nijerya’dan ve Rusya’dan toplayıp getirdik.........
