menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bu soylu toprağın nefesi Nihat Genç’e…

16 2
24.03.2025

Mihriban Ünal yazdı…

Delice koşuyorum, beni daha da coşturuyor uzun yol yorgunu, cilveli akasya kokusu.

Ellerim, yüzüm, papatya sarısı, buğdaylar henüz delikanlılık çağında, yemyeşil. Bu yağmur olamaz, bu olsa olsa kendinden başka her şeyi unutturan bir kara sevda, bir kara büyü.

Avuçlarımda taze toprak kokusu, kulaklarımda tarlakuşlarının bitip tükenmez umudu.

Yaklaştıkça büyüyen, büyüdükçe güzelleşen öyle bir mavi. Mutluluktan sarhoş, ahmakıslatanla sarmaş dolaş kanatlanıyorum.

Kim demiş, insan uçamaz diye! Öyle bir uçar, sonra öyle bir düşer ki mucizenin tam ortasına! Stendhal düşseydi benim yerime, yine de Kırmızı ve Siyah der miydi devriminin adına? İncecik bir yeşil gövdede kıldan da ince tüyler, parlak, gür, kızıl saçlar, utangaç, kapkara gözler. Mecnun sana mı Leyla dedi yoksa, insanlık sana bakıp Leyla’yı mı gördü bunca yıl? Şair Baba Piraye’ye değil sana mı yazdı o mektupları Bursa Kalesi’nden? Nasıl hem bu kadar ince, kırılgan ve güzel olunup hem de bu kadar güçlü olunabiliyor öğret bize,........

© Veryansın TV