menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

AMERİKANIN İÇTEN ÇÖKÜŞÜ

2 0
previous day

Küresel İmparatorluğun Ahlaki, Finansal ve Demografik İntiharı

Küresel sistemin dünyayı hizaya çekmek için kullandığı tüm enstrümanları yerel ve küresel ölçekte deşifre ettikten sonra, şimdi projektörleri o sistemin amiral gemisine, yani Amerika Birleşik Devletleri’ne çeviriyoruz. Bize onlarca yıldır "özgürlükler ülkesi, sinema endüstrisi, teknoloji devi ve yenilmez bir finansal kale" olarak pazarlanan ABD, aslında Roma İmparatorluğu’nun son günlerini andıran, içeriden çürüyen ve geri dönüşü olmayan bir tarihsel çöküş sendromu yaşamaktadır.

Amerika bugün askeri üsleriyle dünyayı kuşatırken, kendi sokaklarında, aile yapısında ve finansal borç sarmalında teslim bayrağını çekmek üzeredir.

Bu çöküşü sadece jeopolitik bir iddia olarak değil, Amerika’yı içten kemiren somut verilerle masaya yatırmak gerekiyor. İlk darbe, küresel finansal hegemonya üzerinden geliyor. ABD’nin resmi ulusal borcu, tarihte eşi benzeri görülmemiş bir hızla 36 trilyon doların üzerine çıkmış durumdadır. Amerikan Merkez Bankası (FED) para bastıkça kendi enflasyonunu dünyaya ihraç ettiğini sanıyor; ancak doların küresel rezerv para birimi olma niteliği, BRICS gibi alternatif ittifakların hamleleriyle tarihin en ağır güven krizini yaşıyor. Kendi borcunun faizini bile ödemekte zorlanan bir imparatorluk, dünyayı finansal olarak daha ne kadar rehin tutabilir?

Sanal paralarla, borsa spekülasyonlarıyla ve borç balonlarıyla şişirilen Amerikan rüyası, gerçek üretimin ve ahlakın bittiği yerde uyanılması zor bir kabusa........

© Turktime