Türklerin ahlaki çöküşü
Şu içine düştüğümüz duruma bakar mısınız?
Bir tarafta düşük gelirle zar zor geçinmeye çalışan insanlar…
Diğer tarafta, milletin elindeki-avucundakini hileyle almaya çalışan haydutlar…
Birileri hayatı boyunca asla yiyemeyeceği paraları milyar milyar istiflerken ve öğrendiği kurnazlıklarla garibanın cebindekini daha fazla nasıl çalabileceğini hesaplarken…
Öbür tarafta büyük çoğunluk, doymak bilmeyen arsız hırsızlardan, dolandırıcılardan, vurgunculardan nasıl korunacağını hesaplama derdinde.
Çiftçiden aldığını 3-5 kat pahalı gösteren, bununla kalmayıp şirketten şirkete devirle fiyat şişirerek milleti soyanlara bakıyorsunuz, devasa varlık sahibiler, ama doymamışlar.
Marketlerde kartel oluşturup inanılmaz kârlar açıklayanlara bakıyorsunuz, asla durmuyorlar.
Fon adı altında borsada milleti tokatlayan, yatları-uçakları olan tıfıl oğlanlara bakıyorsunuz, hiç hesap veremeyecekmiş gibi davranıyorlar.
Vatandaşın ‘belediyeyi yönet’ diye yetki verdiklerine bakıyorsunuz; milyarları cebe indirmişler, lakin pişkin pişkin yaptıklarını savunuyorlar, -hatta hırsızlıklarını siyasi mesele gibi gösterip, bir de taraftarlarını sokağa dökmeye yelteniyorlar-.
Dinî faaliyet adı altında karşılıksız para toplayanlara bakıyorsunuz, yurt dışına devasa paralar kaçırıyorlar.
Aileleri parçalayan, yüzlerce kişiyi intihara sürükleyen sanal kumarcılara bakıyorsunuz, haram milyarlarıyla büyük iş adamı pozunda arzıendam ediyorlar.
Bunun terörü destekleyeni var, yoksul çocuklarını kandırıp sokak çeteleri kuranları var…
Zar zor geçinebilen milletin hesabındaki üç-beş kuruşa bile göz diken, onunla da yetinmeyip hesabından kredi çekerek yıllarca bu parayı faiziyle ödeten sanal dolandırıcıları var…
Kötülüğün kartopu gibi büyüdüğü bir zaman dilimine denk geldik sanki.
Şundan 30 sene evvel 500 bin dolarlık İSKİ skandalı koskoca SHP’yi tarihe gömmüştü…
Şimdi en az 5 milyar doları iç edenler, yeni partilerini iktidara taşımaktan bahsediyorlar!
Fırsatını bulanın cebini doldurmaya baktığı bu tablo, -şucu, -bucu demeye gerek bıraktırmayan toplumsal bir çöküşün işareti.
Geçenlerde bir çiftçi anlattı; tarlasından topladığı domatesi pazarcı komşusuna 6 liraya vermiş. Pazarcının o domatesi 50 liraya sattığını öğrenince “Hiç mi Allah’tan korkmadın? Senin kazancın haram”........
