menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Okullarla birlikte çocukların psikolojisi de korunmalı

42 0
26.04.2026

Elbette okul güvenliği önemli.

Nasıl ki oturduğumuz sitelerde güvenlik arıyorsak…

İş yerlerimize kimsenin kontrolsüz girip çıkmasını istemiyorsak…

Binlerce yavrumuzu emanet ettiğimiz okullarımız da ‘güvenli’ olmalı.

Girişte X-Ray de olsun, kapısında mutlaka bir güvenlik personeli de olsun, hatta gerekirse polis nöbet tutsun.

Hele hele okul çevresinde zehir tacirine, ite-kopuğa asla göz yumulmasın, hepsine eyvallah!

Lakin, okullar kışla değil, iş yeri değil, bu da göz ardı edilmesin.

Ebeveynleri tarafından “Bak, yemeğini yemezsen polis çağırırım” diye korkutulan çocukların, her sabah okula girerken polisin ya da üniformalı bekçinin üst aramasından geçtiğini düşünün…

Ya kapıdaki bir görevlinin gereksiz fevri hareketi çocuğu okuldan soğutursa!

Bunlar hassasiyet gözetilmesi gereken noktalar, neticesini zamanla gözlemleyeceğiz.

Şahsen, okul içindeki görevlilerin kadın olmasını tavsiye ederim, psikolojik baskıyı azaltacaktır.

Bir iş yaparken kantarın topuzunun kaçmaması da önemli.

“Çocuklar fazla serbestlikle çok şımarmışlardı, artık öğretmenlerini bile dinlemiyorlardı. Biraz korksunlar” diyenler de olacaktır elbet.

Haklılık payları da yok değil.

Ancak, hepsi mi böyleydi? Bahsedilenlerin oranı neydi?

Birkaç serserinin günahını milyonlarca çocuk ödememeli.

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki hadiseler nasıl oldu mesela?

İlki, 19 yaşındaki bir serserinin, elinde av tüfeğiyle liseyi basması neticesinde…

Üstelik öncesinden mesaj paylaşmış “Bu okulda birkaç gün sonra saldırı olacak. Hazır olun kunduzlar” demiş, kimse bu işin peşine düşmemiş.

Sonra eline pompalı tüfeği almış, caddelerde-sokaklarda bu........

© Türkiye