menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Teknolojiyle birlikte kaybolan incelikler

40 0
12.05.2026

Eskiden bir eve misafir gidince kapı üç kere tıklatılır, içeriden “kim o?” sesi beklenirdi. Dalıp girilmezdi. İzin isteyip, müsait olup olmadığı sorulurdu. Sofraya oturulunca büyükler başlamadan kaşık şıkırdamazdı. Kalkarken “elinize sağlık, Allah bereket versin” demeden sofradan ayrılmak ayıp sayılırdı.

Osmanlı’da da bu incelik hayatın her yerindeydi. Kapı tokmakları bile iki taneydi: Kalın sesli erkekler için ince sesli hanımlar için. Böylece ev sahibi gelenin kim olduğunu sesinden anlar, ona göre kapıyı hanım mı bey mi açacağına karar verirdi. Pencereye sarı çiçek konursa “evde hasta var, sokakta gürültü yapmayın” demekti.

Osmanlı çarşısında esnaf, sabah dükkânını açınca siftahı yapmamış komşusuna müşteri yönlendirirdi: “Benden siftah yaptınız, komşum henüz yapmadı, ona buyurun.”

Kahve ikram edilirken yanında su gelirdi. Misafir önce kahveyi içerse “karnım tok” demekti, önce suyu içerse “açım” demekti. Ev sahibi ona göre sofra kurardı.

Şimdi? Şimdi kapı çalmadan mesaj atıyoruz: “Geldim”... Sofrada herkesin elinde telefon. Biri konuşurken diğerinin gözü ekranda, kulağı yarım. “Görüldü” atıp dönmemek normal oldu. Asansörde selam vermek, apartmanda komşuyu........

© Türkiye