“Gözler yalan söylemez”
“Göz görmeyince gönül katlanmaz.” “Gözümün önü” “Gözümün nuru” “Ahh gözlerin!”
“Yalan gözlerin…” Bu ve benzeri ifadeler kimi zaman bir atasözü, kimi zaman bir beyit, bir hitap; kimi zaman da bir duvar yazısı vb. şeklinde karşımıza çıkar.
“Gözler” her yerde ve her zaman geçerli akçedir. İnsanın sağlıklı olmasına en önemli işaretlerden biri olduğu kadar, zaman zaman insanı hemen ele veren yegâne duygu turnusolü de gözlerin bakışıdır. Buna ışık tutan en önemli atasözlerimizden biri de “gözler yalan söylemez” sözüdür. Bu sözün altına bir kişi hariç herkes imzasını atabilir. O da gözünün söylediği doğrunun tersini söyleyenler. Bu hatayı birçoğumuz farkında olmadan yaparız veya farkındaysak bile mutlaka bir mazeretimiz (!) vardır. Mutlaka iyi niyetli (!) olarak yapmışızdır. Fakat bu mazeret ve iyi niyetler bir müddet sonra bizi ve toplumu tehdit eden fiiller olarak geri dönmektedir.
Aslında çok haksız sayılmayız bunları yaparken. Zira yaratılış gereği göz sadece karşısında olanı görecek şekilde yaratılmıştır. Yani kendini görmez. Böyle olunca gözdeki bu haslet ait olduğu vücuda tesir etmez. Etki seviyesine göre de hata oranı........
