menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Canım annem

28 0
latest

“95 yaşında vefat ettiğinde herkes ‘baloncu dede gitti, çocuklar balonsuz kalacak’ demişti”

Hatıramı anlatmaya bugün de devam ediyorum... Velhasıl annem bizim hem ilk öğretmenimiz ve hem de hayatımız boyunca bize hakkı geçen çok sayıdaki öğretmenimiz içinde üzerimizde en büyük emeği olan başöğretmenimizdi.

Annemin babası Rahmetli İhsan dedem babasını ve amcasını Çanakkale’de kaybetmiş garip bir Anadolu çocuğuydu. Şehit babasını hiç görmemiş, yetim büyümüş. Samiye anneannem ise Çorum’un saygın ismi Hafız Hasan dedemin kızı. Hasan dedem; garip kimsesiz ama dürüst çalışkan İhsan dedemi çok sevmiş ve onu kızıyla evlendirip evine içgüveysi almış. İhsan dedem kısa boylu zayıf ama çok çevik bir insandı. Çok espritüeldi. Dört kızından sonra beşinci evladı erkek (Hasan dayım) olunca çok sevinmiş, çocuk delisi biriydi. Gençliğinde berberlik, inşaat ve çatı ustalığı yapmış. Benim çocukluğumda bakkaldı, sonra hurdacılık yaptı. Fakir sayılırdı ama gönlü zengindi. Ben onu hatırlayabildiğim küçük yaşlarımdan itibaren ölene kadar cebinde hep balon taşırdı. Nerede küçük bir sabi yani çocuk görse başını okşar, ona balon verirdi. Birçok zenginin aklına gelmeyen bu haslet, o çocukların sevinci, belki de onun uzun yaşamasına sebep oldu. 95 yaşında vefat ettiğinde herkes onu yâd ederken (baloncu dede gitti, çocuklar balonsuz kalacak) demişti. Ben onun ölümünden sonra en büyük erkek torunu olarak onun âdetini devam ettirmeyi "dede mirası" kabul ettim...

Annem böyle bir ailenin en büyük kızı. Çocukluğu Kadriye ve Güler teyzelerimle birlikte (benim küçük yaşlarımda henüz sağ olan) annemin anneannesi Kaymak ebem ve kızı Samiye anneanne ile mutlu mesut geçmiş. Onlardan sağlam bir dinî ve ahlaki terbiye almış. Mizaç olarak hareketli, kabına sığmayan, lider karakterli bir insan. Kenarda oturmaz, her türlü sosyal faaliyette özellikle hayır hasenat işlerinde hep önlerdedir. Yüksek tahsil yapmamış, ama çok tahsilliye taş çıkartırdı.

Çocukluğumda çok şiir yazardı. O zaman Çorum’da yayınlanan Millî Fikir dergisinde şiirleri çıkar; bazen tek bir sayıda dört beş şiiri çıktığı olurdu. Allah vergisi bir kabiliyeti vardı. Annem benim ilk öğretmenimdi.

Rahmetli babamla evlendikten sonra maalesef sosyal çevrenin baskısına dayanamamış ama namazını, orucunu, Kur'ân’ı hiç bırakmamıştı. Bizim yetişmemizde aldığımız terbiyede aslında en büyük pay annemindi. Manisa’da nasip olan değişimin de başlangıcı annemle olmuştu.

Ünal Bolat'ın önceki yazıları...


© Türkiye