menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Okul saldırısı ve Raskolnikov’un baltası

43 0
24.09.2026

Bu hafta Manisa’daki bir okulda silah sesleri duyuldu. “Burası Amerika değil, artık olmaz” diyorduk ama maalesef yine oldu.

Olayın sebebi henüz bütün yönleriyle ortaya çıkmış değil. Dolayısıyla bugünden kesin hükümler vermek doğru olmaz. Ama kütlesel saldırıları sadece "silah kontrolü" ya da "okul güvenliği" tartışmaları üzerinden okumak da bizi bir yere götürmez.

Çünkü karşımızdaki trajedi sadece fiziki bir güvenlik zaafı değil, son yıllarda yaşanan kültürel zehirlenmenin somutlaşmış hâlidir. Fark edilme ihtiyacı ve dijital çağın körüklediği şöhret arzusu, bu şiddetin ana motorlarıdır.

Özellikle Amerika’daki okul saldırılarını derinlemesine analiz ederseniz, bana hak verirsiniz. Çünkü hikâye hep aynı: Çevresi, arkadaşları ve ailesi tarafından fark edilmeyen, görülmeyen bir çocuk var. Bu çocuk sosyal medyada vakit geçirdikçe yalnızlığı ve hıncı artıyor. Ve sonunda bir “hiç” olmaktan kurtulmak için şiddete başvuruyor.

Toplum, bu kişileri sadece "hasta" olarak yaftalayıp dışladıkça, onların "dışlanmışlık hıncı" daha da büyüyor. Ve bu döngü böylece sürüp gidiyor.

Bu durumda aile kurumunu zayıflatan, "anı yaşa" sloganıyla gençleri sadece........

© Türkiye