menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İhtiyarlar ve çocuklar

17 0
30.04.2026

İstanbul'da bir huzurevi. Dört katlı taş binanın ortak salonu ağır bir sessizliğe gömülmüş. Soluk yeşil koltuklarda iki ihtiyar… Erkek seksen iki yaşında. Kadın yetmişinden sonra saymayı bırakmış. Battaniyelerine sarınmış, gri binaların ardında batan güneşi seyrediyorlar.

Menteşeleri eskimiş pencerelerden, nemli ve serin bir sonbahar rüzgârı sızıyor içeri. Peteklerden yükselen ısı, camda küçük su damlalarına dönüşüyor.

Tavandaki eski lambalar can çekişen pervaneler gibi… Aralıklı ve ürkek titriyorlar.

Sessizliği adam bozuyor.

“Nasıl, alışabildiniz mi bari buraya?”

“Daha dün bir, bugün iki. Durun bakalım” diyor kadın.

“Çoluk çocuk var mı?”

Kadın titrek, kemikli elleriyle telefonuna uzanıyor. “Var” diyor. “Bir kızım var benim.”

Adam gözlüklerini burnunun ucuna indirip ekrandaki fotoğrafa bakıyor. Yüzünde tatlı bir gülümseme…

“Maşallah çok tatlı. Cinsi ne?”

“Golden Retriever. Adı da........

© Türkiye