Dördüncü maymun
Üç maymunu hepiniz bilirsiniz. “Görmedim, duymadım, bilmiyorum” diyen maymunlar… Yıllardır bu üçlüye “Bu ne umursamazlık!” diye kızıp dururuz. Fakat öyle bir zamana geldik ki, o üç maymunun sükûtunu mumla arar olduk. Çünkü sahneye dördüncü bir maymun fırladı:
Her şeye maydanoz olan maymun.
Bu maymun görmemesi gereken her şeyi görür. Duymaması gerekenleri duyar. Kendisini hiç ilgilendirmeyen konularda fikir belirtir. Boş zamanlarında alenen halkı yanıltıcı bilgi yayar.
Etliye, sütlüye karışmayan üç maymunun aksine, zeytinyağlısından tatlısına kadar her şeye karışır. Üstüne bir de mutfağa gidip aşçıyla dalaşır.
Dördüncü maymunun görev tanımı, üzerine vazife olmayan işlerden oluşur. Tereciye tere satar. Pişmiş aşa su katar. Davet edilmediği düğünde halay başı olup zılgıt atar. Evinde damlayan musluğu tamir ettirmez ama küresel su politikaları üzerine tez yazar.
Dördüncü maymun kaostan beslenir. Çatışma yokken nefes almakta zorlanır. Her şey yolunda gidiyorsa acayip darlanır.
Birileri taş üstüne taş koyarken, o yattığı yerden “Bu taş eğri duruyor” der. Ama........
