Aşk onaya gerek duymaz
Yüksek mimar İsfendiyar Bey, emekli olmaya karar verince, eski öğrencisi, yeni meslektaşı, genç mimar Süleyman’ı ofisinin başına getirmişti.H H Hİki hafta önce Üsküdar Fıstıkağacı semtindeki mimarlık ofisinin patron vekili olan Süleyman, o sabah odasına girip, laptopunun kapağını kaldırınca şu notu gördü:
İlkokul öğrenci fişi gibi yazılmış kâğıdın sağını solunu çevirdi. Başka bir kelime, harf, iz, işaret yoktu.Kaşlarını çatarak, odanın boydan boya cam olan bölümünden salona baktı. Personel üç kız, iki erkekti.H H HBir gün önceki sürpriz notu çekmecesine atıp, konuyu rafa kaldıran patron vekili, bir gün sonra, sabah geldiğinde ister istemez merak içindeydi.Laptopun kapağını heyecan, hatta endişe ile açtı. Aynı kâğıt parçası, farklı not:
Bu defa biraz öfke ile içerideki kadınlara baktı. En yakın masada oturan Hanım-1, patron İsfendiyar Bey'in akrabasıydı. Kendisine gönüllü sekreterlik de yapıyordu. Misafir gelirse o karşılıyor, Süleyman bir şey isterse o koşuyordu.Zaten Hanım-1 o gün, çocuğunun ana sınıfına başlaması sebebiyle ofise gelmemişti. Süleyman Bey kafasında onun üstünü çizdi.H H HÜçüncü gün bir şey yoktu.Dördüncü günün notu şöyleydi:
Müdür öfkeyle çekmeceyi........
