menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kırmızı alarm!

22 0
27.06.2026

BM-Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 7 Aralık 1987’de 42/112 Sayılı kararla 26 Haziran’ı “Dünyada uyuşturucu ve uyuşturucu ticaretiyle mücadele günü” olarak kabul etmişti. Benzer çoğu anma günü gibi o da nâfile bir çaba oldu. Aradan 40 yıla yakın bir zaman geçtiği hâlde devletlerin, bu gün vesilesiyle yurttaşlarını, aileleri cemiyet ve milletleri ve netice itibarıyla insanlığı tehdit eden uyuşturucu zehrinin kökünü kurutmaya dair hatırda kalıcı bir tedbir almalarına rastlanmadı. Çalışılmadı değil; fakat önlemler, kifâyetsiz kaldı. Zira karşıda bütün dünyaya dal-budak salmış vicdansız terör örgütleri, mafyalar ve paradan gayrı mukaddes tanımayan para baronları var.

Epstein Adası müdavimlerinin dünyanın dizginlerini elinde tutan politikacı ve şöhretler olması her şeyi anlatmaya yetse gerek…

Yapacağımız tahlil, teşhis ve hükümler, her ne kadar memleketimize mahsus olacaksa da neticede beşeriyet, aynı hilkat, yaradılış mazisinden gelmektedir. Kişi, aile, cemiyet, millet yapılanması türlü farklılıklarla bütün yeryüzünde aynıdır. İnsanlık, 1789 Fransız İhtilali’nden itibaren değişik ülke ve coğrafyalarda modern zamanların muhteris dişlilerine kapılmaktan kendini kurtaramadı. Sanayi inkılabı, kapitalist emperyalizmin sömürü düzenine kapı araladı.

Sonuç itibarıyla aile, Siyon-Haçlı iş birliğinin üretimi çağdaşlık büyüsü önünde mağlup olarak ağır yara aldı. Nesiller, silsileler hâlinde bozuk para gibi harcandı.........

© Türkiye