Süslü kafes içindeki güvercinler...
Emîr Sultan, kafesin yaylı kapısını incitmeden açıp, gözüne kestirdiği güvercinlerden birini yakaladı.
Beyazıd Paşa, nazik bakımlı ellerini iki defa birbirine çarptı. Saray holüne açılan kanatlı kapıdan bir hademe hürmet ve edeple içeri girdi. Kapıyı hafifçe kapatıp hemen oracıkta iki eli önde saygıyla; “Buyurun!” mânâsında hürmet ve tazimle verilecek emri bekledi.
- Doğan Bey’imizin uğrayacağı yerlere gidebilecek ulaklardan bekliyoruz.
Hademe tereddüt etmeden; “Peki efendim” deyip, geri geri çekildi.
Sarayın sadıkları beklerken, “Gözden ve dikkatlerden kaçan bir şeyler var mıdır acaba?” kabilinden nâmeyi tekrar okuyup kontrol etti ve son noktayı koydular. Bu arada da ulak getirildi. Mermer bir sehpanın üzerine yavaşça kondu.
Sarı pirinçten yapılmış süslü bir kafes içinde birkaç tane........
