Sızladı yüreğim kalmadı hâlim, Güzel vatanıma kastetti zalim!
Doru at, rahvan yol alırken Doğan Bey, fermanda okuduklarını içinden tekrarlıyordu. Kulaklarında Yıldırım Han’ın sesi yankılanıyordu!
“İtimadına layık olmalıyım” dedi sessizce Doğan bey... Sevincinden uçacak gibiydi. Her şey parayla satın alınabilirdi. İnsanlar kandırılabilir, yanıltılabilirdi. Lakin itimat edilir olmak kolay kolay kazanılmazdı.
Doru at, rahvan yol alırken Doğan Bey, fermanda okuduklarını içinden tekrarlıyordu. Sanki kulaklarında Yıldırım Han’ın sesi yankılanıyordu;
“Bak yiğidim! Evinde toplandıkları kişi, birkaç sene önce bana gelmiş bağlılığını, sadakatini bildirmişti. Sarı, esmer, çarpık burunlu, dişlek, mavi gözlü, çirkin suratlı, iri yarı, kalın sesli, elli beş, atmış yaşlarında kızıl sakallı bir densiz..”
Sızladı yüreğim kalmadı hâlim,
Güzel vatanıma kastetti zalim,
Cahili sevindi üzüldü âlim,
Çok sayacağım da varmıyor dilim!
İlim amel ihlâs verir kemalât,
İslâm’dadır bütün sırr-i hakikat,
Muhammed Doğan Bey ederken feryat,
Hainler geziyor ortada heyhat!
Bursa Ulucâmii, bu cumâ için daha........
