Zulüm ve şiddetin kötülüğü
Zulmün ve şiddetin dîni, milliyeti, kültürü, ideolojisi, ırkı, ulusu, cinsiyeti olmaz. Kimden gelirse gelsin, kime yapılırsa yapılsın, reddedilmelidir.
Makâlemizin hemen başında, şunu net olarak ifâde edelim ki, hiçbir kimsenin anne-babasını seçme, doğum yeri, zamanı ve diğer bazı şartlarını tercîh hakkı yoktur; bunlar Cenâb-ı Hak’ın takdîriyle olan husûslardır. O bakımdan Türk, Kürt, Arap, Çerkes, Gürcü, Arnavut, Boşnak ve sâir bütün vatandaşlarımız, güzel ülkemizin 1. sınıf vatandaşlarıdırlar; hiçbirisi ötekileştirilemez.
Yunus Emre’nin “Yaratılmışı severim Yaratandan ötürü” prensibi çok mühimdir. Sâdece eşref-i mahlûkât olan insanı değil, bütün canlıları, hattâ hayvânları dahî sevmek lâzım olduğu dînimizde bildirilmiştir.
Zulmün ve şiddetin dîni, milliyeti, kültürü, ideolojisi, ırkı, ulusu, cinsiyeti olmaz. Kimden gelirse gelsin, kime yapılırsa yapılsın, reddedilmelidir, tel’în edilmeli, kötülenmelidir. Siyonistlerin, Filistîn’de, Gazze’de yaptıkları; Amerikalıların Irâk, Afganistân, Libyâ, Sûriye ve Türkiye gibi ülkelerde yaptıkları, herkesin gözleri önünde cereyân etmiştir. Rusya’nın,........
