menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sultan’a darbe devlete ihanet!

386 0
05.06.2026

150 sene önce Sultan Abdülaziz Han bir kısım paşalar tarafından haince bir tertiple tahtından alaşağı edilmiş ve akabinde de hunharca katledilmişti.

İşin başında Serasker Hüseyin Avni Paşa liderliğinde Sadrazam Mütercim Rüştü Paşa, Mithat Paşa ve Şeyhülislam Hasan Hayrullah bulunuyordu. Darbeci paşalar önce fetva emini Kara Halil Efendi’den padişahın tahttan indirilmesi için fetva aldılar. Fetvanın alınması üzerine 30 Mayıs 1876 günü Hüseyin Avni Paşa’nın yalısında toplanan ihtilâlciler, harekete geçtiler. Sabahın erken saatlerinde Harp Okulu Komutanı Süleyman Paşa, Harbiye öğrencilerine Abdülaziz Han’a suikast yapılacağını, bunu önlemek için Dolmabahçe Sarayı’nın çepeçevre sarılacağını, bu şerefli görevin kendilerine düştüğünü söyledi. Süleyman Paşa, bu korkunç yalanla kandırdığı silahlı üç yüz talebeyi alıp Dolmabahçe Sarayı’nı karadan muhasara ettirdi.

Donanma Kumandanı Arif Paşa da aynı şeyleri kaptanlara söyleyerek, Sultan’ın eseri olan ve üzerine titrediği zırhlıları, Dolmabahçe önüne demirledi. Süleyman Paşa, Veliaht Murad Efendi’yi alıp, dışarıda arabada bekleyen Hüseyin Avni Paşa’nın yanına getirdi.

Ardından harem dairesi önüne gelerek Darüssaade Ağası ile görüşmek istediğini söyledi. Darüssaade Ağası Cevher Ağa yanına geldiğinde;

“Ağa efendimiz! Millet, Sultan Abdülaziz Han’ın fiil ve hareketlerinden memnun değildir. Millet kendilerini hâl’ etti. Şahs-ı hümâyûnlarına karşı bir garaz ve suikastımız yoktur. Milletin selâmeti için, kendilerini Topkapı Sarayı'na götürmeye memurum. Lütfen kendilerine derhâl bildiriniz ve hazırlayınız. Ben burada bekliyorum” dedi.

Abdülaziz Han uyandırıldığında cülûs topları atılmaya başlanmıştı. Halife darbecileri anlamış ise de iş işten geçmişti. Artık yapılacak bir şey kalmamıştı. Annesi Pertevniyâl Sultan’a "Anne, ben bu felâketi otuz kırk defa rüyamda gördüm. Cenâb-ı Hakk’ın takdiri böyle imiş” dedi.

Böylece sarayından çıkarılan Sultan Abdülaziz, aile efradıyla birlikte, kayıklarla, sağanak hâlindeki yağmur altında Topkapı Sarayı'na getirildi. Şahsi serveti, hanımlarının kulaklarındaki küpelere kadar, ihtilâlciler tarafından yağmalandı. Burada Sultan'a III. Selim Han'ın odası ayrılmıştı. Bu duruma çok üzülen Abdülaziz Han; “Aman! Beni Sultan Selim gibi öldürecekler, düşmanlarım öç alacaklar. Kötülüğümü isteyenler varsa da sevenlerim dahi vardır. Bu durumda kalırsam ortalık birbirine girer. Sonunda beni yok ederler” dedi.

Abdülaziz Han, üç gün kuru tahta üstünde aç, susuz bırakıldı. Islak elbiselerini değiştirmesine dahi izin verilmedi. Daha sonra kendisi için hazırlanan odaya geçince, Sultan Murad’a bir mektup yazarak Fer’iye Sarayı’na nakledilmesini istedi. Bu arzusu üzerine, 1 Haziran 1876 günü Fer’iye Sarayı’na nakledildi.

Oysa Padişahı Fer’iye Sarayı'na naklettiren Hüseyin Avni Paşa şeytani planlarını çoktan tatbik sahasına koymuş bulunuyordu. Padişah daha Fer’iye Sarayı'na gider gitmez görevlileri değiştirdi. Pehlivanlardan Cezayirli Mustafa, Yozgatlı Mustafa ve Boyabatlı Hacı Mehmed’i Fer’iye Sarayı’nda bahçıvanlıkla görevlendirdi.

Pehlivanlar, Saray Muhafız Tabur Komutanı yanlarında olduğu hâlde; 4........

© Türkiye