Bu gidiş nereye?
Bayramda sosyal mecrada bir fotoğraf karesi gözüme ilişti.
Manavgat Külliye Camii’nde bayram namazı sonrası bayramlaşma yapılıyordu. Ancak buradaki bayramlaşma merasiminde bir bayan da haberde yazıldığına göre hemen müftü beyin yanında yerini almıştı. Millet de sırasıyla Müftü Beyin, bayanın ve yanında duranların bayramını tebrik ederek sıraya geçiyordu.
Böyle bir garabet evvelce hiç yaşandı mı bilemiyorum ama burada yaşandığına bu vesile ile şahit oldum. Bundan sonra yenileri de yolda olabilir. Yolda olabilir diyorum zira olay normale benzemiyor. Birtakım tuzakların habercisi gibi duruyor!..
Bu ülkenin dinde yeni çığırlar açma, reformist hareketlere girişme projelerinden neler çektiğini çok iyi biliyoruz. Kapıdan kovulanlar bacadan, bacadan kovulanlar pencereden girdi ve İslam’ın ahkamını bozmak için canla başla çalıştı. Anlaşılan aynı heyecanla çalışmalarına devam ediyorlar. Milletimizin, kim olursa olsun bu gibi sinsi adımlara karşı çok dikkatli ve uyanık olması gerekiyor.
Evet hadise Manavgat’ta kılınan bayram namazı sonrasında gerçekleşiyor. Mihrapta duran müftünün yanına başı açık milletvekili Dr. Tuba Vural Çokal hanım da süratle gelerek yerini alıyor ve bayramlaşma başlıyor. Camideki erkek cemaat de bayramlaşma sırasına giriyor.
Bayramlaşmada, neredeyse bütün ilçe resmî protokolünün, bazı siyasi temsilcilerin ve oda temsilcilerinin de bulunması hadisenin rastgele gelişmediğini gösteriyor. Belli ki her şey önceden tasarlanmış. Anlaşılan dinde reform çalışmalarının yeni bir metodu ile daha karşı karşıyayız!.. Bu hareket o kadar çok dinî şiarın bozulmasını barındırıyor ki kahrolmamak elde değil!..
Hadise dinî ibadetin yapıldığı mekânda ve hemen ibadetin akabinde gerçekleşmektedir. Bizzat İlçe Müftüsü cemaatin gözü önünde mihrapta kendine dinen yabancı olan bir bayanla tokalaşmaktadır. Söz konusu bayan ilçe müftüsüyle tokalaşmakla kalmayıp sair erkek cemaatle de tokalaşmıştır. Bu suretle kadın erkek ihtilatına dair pek çok dinî şiar yerle yeksan edilmiştir. Bu hareket birçok haramı içerisinde barındırmaktadır.
Ayrıca konunun muhatabının siyasetçi olması mühimdir. Bir anlamda siyasi dayatma söz konusu olmuş gibidir. Zira sıradan bir bayan olsa, ilçenin dinî otoritesi ve camilerin yönetiminden sorumlu birim amiri olarak Müftü Bey, hemen anında, tatlı bir uyarı veya yönlendirme ile önleyebilirdi. Öyleyse bu hadise planlı mıdır ve gerisinde kim veya kimler vardır? Araştırılmalıdır...
Şunu net olarak ifade edeyim ki dinin ahkamını yerle bir eden bu tip uygulamalar yarınlarda başka yerlere de olumsuz örnek teşkil edecektir. Bu sakat uygulamaların birden olmasa da zamanla yaygınlaşmasından endişe etmekteyim. Zira her bozukluk bir ile başlar. Tabii bu bir organize iş ise yarın mantar gibi çoğalır.
FETÖ’nün bir dönem camilerde kadın erkek karışık namaz kıldırmak ve camileri sıra ve sandalyeler ile doldurmak projelerinin nasıl bir anda yaygınlaştırılmak istendiğini unutmayalım.
Bardakoğlu başlattı, Görmez genişletti
İşin en tehlikeli yönü Diyanet’in........
