menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Adalette yeni sayfa mı?

36 0
01.05.2026

Feci bir cinayete kurban gittiği anlaşılan Gülistan Doku ciddi bir muhasebe yapmamızı gerekli kıldı. Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel oğlunu kurtarmak adına öyle işler yapmış ki sistemi baştan ayağa sorgulamak lazım geliyor. Cesedi ortadan kaldırmak, delilleri karartmak için yapılanlar geniş bir ekibin faaliyetine işaret ediyor. Bunlar vali de olsan tek başına becerebileceğin ameliyeler değil. Zaten savcılık tarafından, ‘Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme (TCK 281/1), sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme (TCK 244/2), özel hayatın gizliğini ihlal (TCK 134/1), kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme (TCK 136) ve resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek (TCK 205)’ suçlarından tutuklanmasının istenmesi hadisenin ne kadar organize olduğunu bütün netliğiyle ortaya koyuyor.

Münferit gibi görünen bu olay geldiğimiz tehlikeli noktayı bütün çıplaklığıyla ortaya koymaktadır. Makam denebilecek bir konuma yükselen hemen herkes oradan şahsi menfaat temin etme yoluna gidiyor. Bunlar bugün o kadar ayyuka çıktı ki devlete olan güven sarsıldı.

Akın Gürlek Bey’in Adalet Bakanı olması ile yeni bir sayfanın açıldığını görmekteyiz. Bu sayfa inşallah kapanmamak üzere açılır ve milletimizin adalete olan inancı yeniden sağlanır. Akın Bey’in bütün faili meçhullerin üzerine gideceğiz ifadesi bunu göstermektedir. İnşallah nüfuzlu kimseler bunun önüne set çekmezler.

Aksi takdirde millet yine sabah kuşağı programlarında aylarca bir tane faili meçhul cinayet ortaya çıkacak diye ahlaksızlık hikâyeleri dinlemeye mecbur kalır. Aslında bu durum Emniyet Teşkilatımızı da ağır yaralıyordu. Sanki onların çözemediklerini bu programlar çözüyordu. Millet artık bu programlardan adalet dilenmeye başlamıştı.

Buyurun o zaman Gülistan Doku’nun ailesi Müge Anlı’nın programına şikâyette bulunsa vali beyi programlarına alabilirler ve günlerce sorguya tabi tutabilirler miydi? Elbette ki asla olmayacaktı. Ulaşılamayanlara ulaştığınızda milletin adaletin tesisine inancı başlar.

Bakınız faili meçhullerden birisi de Trabzon’da Fenerbahçe kafilesine yapılan saldırı idi. Üzerine gidilmediği için futbolda adalet bir türlü sağlanamadı. Yıllardır öyle ince işçilik yürütülüyor ki bunlar amigo yorumcular tarafından bir türlü dile getirilmiyor. Zira onlar da menfaatleri gereği hep takımlarına yontmaya çalışıyorlar.

Anadolu kulüplerine yapılan haksızlıklar, kıyımlar göz ardı ediliyor. Dört büyük kulübe yapılanlar ise günlerce tartışılıyor. Sonuçta adalet tamamen rafa kalkmış duruma geldi. Son olarak Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın skandal açıklamaları onun için toplumda büyük infiale sebep oldu. Zira adaleti sağlama mevkiinde olanlar taraf da olsalar tarafgirlikten azade olmak zorundalar. Aksi hâlde adalet buhar olur.

Dolayısıyla en hafifinden en ağırına kadar her hususta adaleti elden bırakmamak gerekiyor. Aslında bu resmî sivil herkes için olmazsa olmaz bir kaide. Kendi çocuğun da olsa kendin de olsan adaleti elden........

© Türkiye