Türk futbolunun aradığı cevap 'Filenin Sultanları’nda saklı
62 şut... Sıfır gol... Dile kolay...
İnsan bu rakamı duyduğunda önce bir istatistik hatası olduğunu düşünüyor.
Kaleciyi geçemeyen, direklerden dönen, savunma duvarlarında eriyip giden 62 umut kırıntısı...
Türkiye, tam 24 yıl boyunca yolunu gözlediği, hayallerini kurduğu Dünya Kupası sahnesinden bu epik başarısızlık tablosuyla ayrıldı...
Peki şanssızlık mı? Asla...
Kötü gün mü? İmkânsız....
Aslında bu, adım adım inşa edilmiş sistemsel bir çöküşün matematiksel yansımasıydı...
Tesadüf bu ya, aynı hafta içinde bambaşka bir kıtada, bambaşka bir salonda "Filenin Sultanları", dünya sıralamasının zirvesindeki yerini koruyarak rakiplerini âdeta bir silindir gibi ezip geçiyordu.
Bu iki zıt tabloyu yan yana koyduğunuzda ortaya çıkan fark, basit bir yetenek, jenerasyon veya tesadüf farkı değil, bu iliklerine kadar işlenmiş bir yönetim kültürü farkıdır...
Peki nasıl oldu da o top bir kez bile o çizgiyi geçemedi?
Montella'yı hedef tahtasına oturtmak işin en kolay kısmı. Türk medyası şu an tam olarak bunu yapıyor, İtalyan medyası da kendi açısından bunu körüklüyor...
Ancak Montella yalnızca bir semptom; asıl hastalık değil. Ortada çok daha yapısal, çok daha derin bir patoloji var.
Türkiye’nin amatör spor branşlarında başarıyı emek, planlama ve bilimsel yöntemlerle inşa ederken futbolda hâlâ kurtarıcı arayışına mahkûm kalmasının sebebi, saha içindeki eksikliklerden çok; sistemi yok sayan, altyapıyı ihmal eden ve günü kurtarmayı yönetim sanan anlayışın yıllardır değişmemesidir.
Her şeyden önce, kabul edelim A Millî Futbol Takımı'nın kulübesi dünyadaki en istikrarsız, en vefasız koltuklardan biri... Teknik direktörlerin Türkiye'de ortalama görev süresi sadece 14 ay.
Modern futbolda hiçbir sistem 14 ayda kurulmuyor; hiçbir oyun kültürü, hiçbir felsefe 14 ayda oyuncu grubunun genetik kodlarına işleyemez...
Maalesef Türkiye'de her başarısızlıktan sonra bir kurtarıcı aranır, hoca değişir, kurumsal hafıza sıfırlanır ve o zehirli döngü yeniden başlar.
Buna karşılık Voleybol Federasyonu'nun tablosuna baktığımızda tam zıddı........
