menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Siyasi ganimet kavgası ve 103 yıllık mirasın çöküşü

10 0
28.07.2026

Bazen siyasi partilerin ve liderlerin sonunu getiren şey, sandıktaki rakiplerinin gücü veya dışarıdan gelen organize darbeler değildir.

Türk siyaset tarihi, kendi iç refleksleriyle, kendi elleriyle inşa ettikleri hatalar zinciriyle çöküşe giden hareketlerin çöplüğü gibidir.

Bugün Türk siyasetinde, özellikle ana muhalefet cephesinde izlediğimiz manzara tam olarak bu... Dışarıdan gelen bir hamleyle değil, içeriden yönetilen bir çürümeyle, basiretsizlikle ve bitmek bilmeyen güç savaşlarıyla çöken bir itibarın hikâyesi.

Millet, desteklediği siyasi partinin ve liderlerin toplumla kurduğu bağın duygusal sermayesine odaklanır. Ve siyasette bu sermaye bir kez tükendiğinde, geriye sadece içi boşaltılmış binalar ve tabelalar kalır.

Bugün CHP'nin yaşadığı gerçek tam da bu; yasal olmak ile meşru olmak, birbirine çok benzeyen ama aralarında uçurumlar olan iki farklı kavramdır.

Siyasette bir lider, mahkeme kapılarından geçip koltuğuna geri dönebilir; bir kararname, bir tüzük maddesi veya bir delege hesabı ona kâğıt üzerinde hak verebilir. Ancak seçmenin zihninde, kalbinde ve vicdanında bir kez kaybolan o görünmez duygusal bağ, hiçbir mahkeme kararıyla veya disiplin cezasıyla geri satın alınamaz.

Böyle bir duruma düşen bir siyasi yapı, artık toplumu yönlendiren aktör olmaktan çıkar; sadece geçmişten devraldığı kurumsal alanı korumaya çalışan yapıya dönüşür. Kâğıt üzerinde varlığını sürdüren, ancak kitlelerin gönlünde ve zihninde karşılığını kaybetmiş bir hareket, siyaset sahnesinde en zor aşamaya gelmiş demektir: Görünürde yaşayan, fakat toplumsal enerjisini........

© Türkiye