menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Okullarda şiddet: Asıl neden ne?

30 0
16.04.2026

Kahramanmaraş ve Siverek hattında ardı ardına yaşanan elim okul saldırıları, yalnızca iki şehrimizi değil; bu toprakların bin yıllık merhamet ve sekine iklimini hedef almıştır. Bir lise koridorunda patlayan tüfek, bir ortaokul sınıfında taranan evlatlar… Bunlar münferit hadiseler değil; çok daha derin bir hakikati, bir medeniyetin kendi çocuklarıyla kurduğu ilişkinin çözülüşünü haber veriyor.

Bugün mesele nasıl oldu sorusundan çok, biz nasıl bir iklim ürettik de bu oldu sorusudur.

Çünkü artık karşımızda tekil vakalar değil, birbirini besleyen bir ahlak ve mana çöküşü zinciri var...

Çocuk değil, iklim bozuldu!..

Uzun zamandır çocukları sorunlu bireyler olarak konuşuyoruz. Oysa asıl problem bireyde değil, bireyi yetiştiren iklimdedir. Bir çocuğun zihni boş bir levha değildir; evde gördüğü sessizlik, sokakta maruz kaldığı sertlik, ekranda karşılaştığı şiddet ve okulda hissettiği değersizlikle yazılan bir metindir.

Biz bu metni yıllar içinde fark etmeden sertleştirdik...

Sevginin yerini performans aldı. Merhametin yerini rekabet. Aidiyetin yerini yalnızlık.

Ve en nihayetinde insanın iç dünyasında boşalan her alanı, tek bir canavar doldurdu: Öfke!..

Bugün bir çocuğu anlamak istiyorsak, önce onun ekranla kurduğu kölelik ilişkisini anlamak zorundayız. Şiddet artık bir içerik, ölüm bir oyun, güç ise görünürlük üzerinden tanımlanıyor. Çünkü artık sokak değil, dijital akışlar belirliyor davranış kalıplarını...

Beğeni uğruna var olmaya çalışan bir nesil, giderek daha kırılgan ama aynı zamanda daha tepkisel hâle geliyor. İnsan iradesi dediğimiz o kale, algoritmaların kuşatması altında yıkılıyor... Duygular derinleşmeden tüketiliyor, empati kurulmadan kaydırılıyor. Ve sonuçta insan ilişkisi değil, tepki ekonomisi büyüyor. Sonrasında iradesi felç edilen nesil, gerçek hayatın zorlukları karşısında sabrı değil, tetiği seçiyor...

Bu hadise basit bir teknoloji kullanımı meselesi değil; doğrudan bir bilinç inşası krizidir.

Bir toplumun kaderi, aile içinde başlar. Aile, ya bir sığınaktır ya da ilk ihmalin başladığı yerdir...

Bugün birçok çocuk için o ev, konuşulan ama dinlenilmeyen bir mekân. Sorulan ama........

© Türkiye