menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kaos çağında Türkiye’nin iç birlik stratejisi

18 0
07.05.2026

Dünyanın önde gelen jeopolitik analistleri bugünlerde sahaya çakılmış bir pusuladan söz ediyor: Kaos artık merkezî değil, çevresi olan bir yapıya dönüştü. Ukrayna savaşının üçüncü yılında donmuş cepheler, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin enerji fiyatlarına yansıması ve Batı Şeria'da hızla devam eden İsrail'in ilhak mimarisi bütün bu başlıklar ayrı ayrı görünse de aynı jeopolitik fayın üzerinde duruyor. Ve bu fay, Türkiye'nin hemen yanı başından geçiyor.

Peki böyle bir tabloda Türkiye'nin ağırlığı nereden kaynaklanacak?

Cevabı çoğunlukla sandığımız yerden değil!..

Ne donanma tonajından, ne füze menzilinden, ne de Batı ile kurulan geçici uyumdan...

Türkiye'nin özgün ağırlığı, iç birliğinin sağlamlığından doğuyor.

İçeride çözülmüş her düğüm, dışarıdaki her masada bize bir iskemle fazlası kazandırıyor.

Son on sekiz ayın akışına kuş bakışı bakıldığında, yaşananların bir kargaşa değil, dikkatle tasarlanmış bir gerilim mimarisi olduğu görülüyor.

Hürmüz'deki tanker krizleri küresel enerji piyasalarını geren bir manivela işlevi gördü; bölgesel aktörlerin dikkatini Basra Körfezi'ne çekerken Batı Şeria'da adım adım şekillenen toprak dönüşümleri gündemin gerisine itildi.

Ukrayna'daki donmuş çatışma ise Avrupa'nın stratejik enerjisini emerek NATO'yu Doğu Akdeniz ve Orta Doğu dinamiklerine daha az odaklanabilir hâle getirdi.

Bu mimari, tesadüf değil. Birden fazla kriz ekseninin eş zamanlı aktif tutulması, güçlü aktörlerin güç dağıtmasını, zayıf aktörlerin ise seçim yapmak zorunda kalmasını sağlıyor...

Türkiye, bu konjonktürde ne tam anlamıyla Batı Bloku ne de Doğu Ekseni içinde eritilebilecek bir ülke.

Bu stratejik belirsizlik kimileri için zaaf, kimileri için fırsatçılık olarak okunsa da aslında doğru yönetildiğinde Ankara'nın elindeki en değerli kozu oluşturuyor...

Tarihsel deneyimler, bölgesel kaosun dış sınırlardan çok iç fay hatlarından ülkeleri tehdit ettiğini gösteriyor.

Suriye'nin 2011 sonrasındaki çöküşü, Irak'ın 2003 sonrası dağılması ya da Libya'nın kronik yönetilemezliği hepsinde dışarıdan gelen baskının en çok neyi çatlattığını incelediğinizde, cevap ortada;

İç siyasî birliğini sağlayamamış devlet yapıları...

Türkiye açısından bu ders hiç bu kadar güncel olmamıştı. 2024 sonundan bu yana süregelen Terörsüz Türkiye vizyonu, salt bir güvenlik operasyonu olarak değil, bir iç cephe........

© Türkiye