Akın Gürlek Özgür Özel'in maskesini düşürdü: Manisa'daki benzinlik skandalı!
Siyaset, her şeyden önce bir güven ve devlet adabı zeminidir. Bu zemin, toplumun güveniyle sağlamlaşır ve doğrulukla ayakta kalır. Ancak son dönemde ana muhalefet lideri Özgür Özel’in elinde bu zemin, giderek kayganlaşan, gerçeklerin yerini manipülasyonun aldığı bir illüzyon sahnesine dönüşüyor.
Hatırlayalım... Ağustos ayında Sayın Cumhurbaşkanımıza seslenerek "AK Parti kuruluş yıl dönümü hediyen geliyor, yarın 12'yi bekle" dediğinde kamuoyunda oluşan o devasa beklenti, sığ ve dijital mecraların ötesine geçemeyen bir iddiayla sönüp gitmişti. O gün doğan dağ fare doğurdu tabiri, bugün ana muhalefetin kurumsal kimliğine yapışan bir etikete dönüşmek üzere.
Önceki gün ise bu yarıncı ve belgeci siyasetin son perdesini, o bayatlamış nakaratla izledik. Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek hakkında kürsüden savrulan 16 tapu, 452 milyon TL’lik servet ve hayalî yat iddiaları, siyasetin çıtasını bir kez daha haysiyet cellatlığı seviyesine indirdi. Ancak bu kez rüzgâr, Özel’in beklediği yönden değil, hakikatlerin sert kayasından esti.
Burada durup düşünmek lazım: Özgür Özel, o elindeki kâğıtların bir e-Devlet ekranıyla yerle bir olacağını gerçekten bilmiyor muydu? Hayır. Mesele bir teyit zaafı değil; bilinçli bir tercihtir. Bu, ölçülüp biçilmiş bir siyasi linç girişimidir.
Sayın Özel’in doğruluğa, teyit edilmiş bilgiye zerre kadar ihtiyacı yok; zira onun derdi hakikat değil, infial oluşturmaktır. O, elindeki çamurun muhatabına yapışmayacağını, o yalanın dakikalar içinde çürüyeceğini gayet iyi biliyordu. Ancak amaç zaten ispat değil; devletin adalet bakanını ve temsil ettiği kurumu, o çamur deryasının içine çekmekti. Bu bir yanılgı değil, açık bir........
