Alman basını yazdı, Türkiye dünyaya ders oldu! "Formülü sadece Ankara buldu"
İsrail, propaganda bütçesini yirmi katına çıkarmasına ve kişi başına 73 dolar harcamasına karşın Küresel Yumuşak Güç Endeksi'nde 42 sıra birden geriledi.
Büyük futbol kulüplerine on milyonlarca dolar sponsorluk harcaması yapan Ruanda, Küresel Yumuşak Güç Endeksi'nde 122. sıraya indi.
Türkiye, "Go Türkiye" kampanyası ve TGA aracılığıyla siyasi mesajlar yerine kültür mirasını, mutfağını ve misafirperverliğini öne çıkarıyor.
Türkiye'nin yaklaşık 180 milyon dolarlık yıllık tanıtım harcamasına karşılık turizmden 65 milyar dolar gelir elde ettiği aktarıldı.
Dünyada ülkelerin imajlarını değiştirmek için milyarlarca dolar harcadığı bir dönemden geçiyoruz.
Lobi şirketleri, reklam kampanyaları, uluslararası sponsorluklar, televizyon kanalları ve sosyal medya operasyonları artık dış politikanın görünmeyen bütçe kalemleri arasında.
Fakat ortaya çıkan sonuç oldukça çarpıcı: Para harcamakla itibar satın almak aynı şey değil.
Alman Berliner Zeitung gazetesinde Klaus Bachmann imzasıyla yayımlanan kapsamlı analiz de tam olarak bu noktaya dikkat çekiyor. Yazının başlığı bile Türkiye açısından oldukça dikkat çekici:
“Halkla ilişkiler için harcanan milyarlar bir işe yaramıyor – Türkiye nasıl yapılacağını gösteriyor.”
Alman gazetesi İsrail’den Ruanda’ya, Almanya’dan ABD’deki lobi faaliyetlerine kadar birçok örneği karşılaştırıyor ve sonunda dikkatleri Türkiye’ye çeviriyor.
Ankara, başka ülkelerin yaptığı gibi yalnızca siyasi tezlerini dünyaya anlatmaya çalışan bir iletişim modeli kurmadı. Türkiye turizmi, gastronomiyi, ulaşımı, kültürü, şehirlerini ve misafirperverlik algısını aynı ekosistemin parçaları haline getirdi.
Ve rakamlar bu tercihin karşılığının alındığını kanıtlamış durumda.
MİLYARLAR HARCAMAK YETMİYOR
Berliner Zeitung’un analizindeki en önemli tezlerden biri şu: Bir ülkenin uluslararası itibarını yalnızca reklam bütçesiyle değiştirmek mümkün değil.
Uluslararası kamuoyunda itibarın parayla satın alınamayacağının en acı........
