“Patili anne” fetişizmi kurumsallaşırsa…
Sosyolojik bir cinnet hâlindeyiz…
Yok yok ‘sekerat’ hâli dersek daha doğru olur... Tek farkımız bizim gittiğimiz menzil ilahi değil tam aksine bir gayya kuyusu! Öylesine ahlaki değerlerimiz yozlaştı ki suçun ve sapkınlığın normalleştiği bir çöküş evresindeyiz artık.
Van’da henüz hayatının baharına bile girmemiş, sokağında güvenle koşturması gereken Hamza ve Emir Mete gibi masum çocukların başıboş köpek sürüleri tarafından parçalanarak can vermesi, sadece bir asayiş zaafı değildir. Bu toprakların ruhuna sızmış derin bir sosyolojik çürümenin, bir medeniyet kırılmasının en acı sinyalidir.
Sahiden biz ne ara, sokağında oyun oynayan bir çocuğun yaşama hakkını, "Patili dost" güzellemesi yapan bir avuç tuzu kurunun insafına ve lobisine terk ettik?
Daha da acısı biz hangi aralıkta "Patili anne" gibi ucube, ontolojik bir sapma olan kavramı, Türk aile yapısının ve İslam’ın "annelik" makamına eş değer tutmaya kalkan o hastalıklı ve karanlık zihniyetle tanışıp barıştık ve millî kuruluşlarımıza itina ile yerleştirdik?
Sokaklarımız, "can dostu" edebiyatının arkasına sığınan bir lobi tarafından âdeta modern birer infaz arenasına dönüştürülmüş durumdadır!
Van’da o masum yavruların bedenleri sokak itlerinin dişler arasında paramparça edilirken, lüks rezidansların balkonlarından, korunaklı bahçelerinden "onlar da can, dokunmayın" diye tweet atanların vicdanı ve gücü Anadolu’nun tozlu sokaklarında can veren bir çocuğun hayatından daha mı değerli ve etkilidir?
Sokak........
