Vali, kaymakam kimdir?... Muhtar ne iş yapar?
Mülki amirlerin insani gayretleri toplumda nasıl karşılık buluyor?.. Devleti temsil eden makamlarda oturanlar, taşıdıkları sorumluluğun gereğini ifa ettiğinde, vatandaş indinde mutlaka hüsnükabul görür…
Ramazan-ı şerif ayının İslâm âlemine hayır, bereket, huzur ve sükûnet getirmesi dileğiyle yazıya başlayalım… Bu mübarek ayda kalpler bir başka çarpar!.. İnsanlar hayır hasenat yapma noktasında her zamankinden daha fazla istekli ve hevesli olur… İftar sofraları da bu sayede çok neşeli ve bereketli… Lakin bir hususu da unutmamak lazım. Bu muazzam iklime rağmen, kıyıda köşede unutulup, kapısı çalınmayan, hâli sorulup sual edilmeyen kişi ve aileler var mı? Maalesef evet! Ülkenin birçok yerinde aşırıya kaçan, gösterişli iftar davetiyle gündeme gelen durumlar olduğu gibi, ramazan ayında dahi en mütevazı şartlarda bir sofraya oturamayanların varlığı, maalesef acı bir gerçektir. Sadece ramazan ayında değil elbet, senenin üç yüz altmış beş günü hayat devam ettiğine göre, ihtiyaç sahibi kişi ve ailelerin hallerinin nice olduğuna dair, komşu ve çevre sakinlerince bir sorgulama yapılması beklenir. Elbette hayırsever insanların bu husustaki gayretleri son derece kıymetli ve göz yaşartıcıdır. Velakin, sebebi ne olursa olsun; sivil vatandaşların gönüllü destekleri ötesinde, çok zaruri ihtiyaç sahibi olup çaresiz kalmış vatandaşın imdadına kimin yetişmesi beklenir? Hiç şüphesiz devlet… Bu yüzden olacak ki, “Devlet Baba” kavramı toplum diline yerleşmiştir. İşte bu noktada "Devlet Baba"nın üzerine düşen görevi bihakkın yapması, onu temsil eden kişilerin dikkat, titizlik, gayret ve hassasiyetine bağlıdır… Vazifeli olarak makamda oturan şahsın sorumluluk duygusu, vazife aşkı ve insani gayreti, mağdur ve muhtaç durumdaki vatandaşın derdine çare bulmak bakımından yardımcı olur. Ve o gayretledir ki, ilk başta ortada görünmeyen imkânlar çabucak meydana çıkar… Bu manada fevkalade gayretleri görülen........
