Hep aynı soru: Savaş mı çıkacak?
ABD-İsrail İran savaşında ateşkesin sona erme ihtimalini herkes eli yüreğinde takip ediyor… İran’a karşı agresif ve tahrik edici üslupta ısrar eden Donald Trump, bizzat çözüm önündeki en büyük engel!..
Mahut savaş tekrar başlayacak mı? Başlarsa İran’ın altyapısı, hayat damarları topyekûn bir tahribata maruz kalır mı? İsrail, ABD ile İran arasında bir anlaşma olmaması için her kapıyı çalıyor!.. Donald Trump zaten en başından beri, saldırgan ve tehditkâr üslubuyla çözümden ziyade çatışmayı teşvik eder havada. ABD-İran savaşının temelindeki en büyük muharrik aslında Netanyahu değil. Amerikan Yönetiminin İran üzerinden sıkıştırmak istediği ülke Çin… Yani mesele küresel boyuttaki hegemonyanın devam ettirilmesi. Çin’in özellikle enerji tedarik ve ticaret yollarını kapatarak, en azından kontrol altına alıp daraltarak eski düzeni olabildiği kadar sürdürmeye çalışmak… Ancak bunun artık pek mümkün olmayacağı gayet açık görülüyor. Trump’ın Pekin ziyaretinden önce genellikle şöyle bir düşünce hüküm sürüyordu: Amerikan Başkanı, Çin Lideri Şi Jinping ile görüşmeden evvel, İran konusunu kendi hedefleri doğrultusunda geçici de olsa bir çözüme bağlamak isteyecektir… Ama bu olmadı. Trump, İran’ın ustalıkla ortaya sürdüğü Hürmüz Boğazı’ndaki yeni durumu aşmak için, sureta bir çağrıda bulundu. En başta Avrupa bu çağrıya kulak vermedi. Hatta bu bizim savaşımız değil diyerek mesafeli durdu. Hürmüz Boğazı’na enerji tedarik kaynağı olarak en büyük ihtiyacı olan Hindistan, Güney Kore, Japonya ve hatta Çin’e de yardımcı olması için çağrıda bulundu. Fakat bu çağrı havada kaldı ve Trump’ı oldukça mahcup duruma düşürdü… Bu atmosferde gerçekleşen Trump’ın Pekin ziyaretinden de en azından an itibarıyla, dişe dokunur bir şeyin çıkmadığı anlaşılıyor. Gelecek günler neyi getirecek? Onu bekleyip görmek lazım. Bu arada Trump’tan hemen........
