menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hâl, hâlin yoldaşıdır…

33 2
02.03.2025

Bir yenisine daha erdik şükür, öncelikle hayırlı ramazanlar diliyor hiç uzatmadan hasbihâle geçiyorum; Efem,
‘Hasbihâl’, gönüllü ve karşılıksız yapılan sohbet anlamında nahif ve şahane bir kelime... Muhabbet, sohbet yürekten yapılıyorsa daha da şahane. Belki de çoğunuzun ortak derdi şöyle içten bir hasbihâl edememek. Ve kimsenin meraktan değil de dostluktan, gerçekten umursayarak “Nasılsın?" dememesi... Sosyal mesajımızı da verdiğimize göre vitesi boşa alabilir, yokuş aşağı geyiğe sarabiliriz. Efem, karşılaşmaların, ziyaretlerin, misafirliklerin ve selamlaşmanın vazgeçilmez sorusudur: “Nasılsın?” Bu retorik soru genellikle “Nassın?” diye kısaltılır ve soranın olumlu ya da olumsuz dönüşe karşı herhangi bir aksiyon planı olmadığından sektirmeden aynı “iyi” cevabı alınır. Belki de farklı cevaplardan analiz bile yapılır; Nasılsın?
-Sana ne! (kaba insan)
-Nasıl olmamı bekliyorsun? (tartışmayı uzatmaya kararlı insan!)
-İyi... (kısa kesen insan)
-İyiyim, sağ ol. (bencil insan)
-İyiyim, sağ ol. Sen........

© Türkiye