menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Horasan erenlerinden Sarı Saltuk: Anadolu ve Rumeli’nin İslâmlaşması-Türkleşmesi

18 0
05.04.2026

Numan Aydoğan Ünalturkdunyasi@hotmail.com

Anadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma ve çalışmalar yapıldı. Yurt dışında en detaylı çalışmayı Prof. Dr. Fahir İz yaptı. Yedi cilt hâlinde hazırlanan çalışma, Harvard Üniversitesi tarafından neşredildi. Türkiye’de en geniş araştırmaları da Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın, Prof. Dr. Kemal Yüce ve Prof. Dr. Necati Demir yaptı. Bu çalışmalar da kitaplaştırıldı. “Saltuknâme”nin bugün bulunabilen altı nüshası vardır. “Topkapı” nüshası, Fatih Sultan Mehmed’in oğlu Cem Sultan tarafından Ebul Hayri Rûmi’ye yazdırılmıştır.

“Saltuknâme” hakkında Prof. Dr. İz “Dil, üslup ve ifade tekniği bakımından Türk nesrinin şaheserlerinden” demektedir.

Prof. Dr. Akalın, “Saltuknâme” hakkında bir makale yazarak, konu hakkında geniş bilgi vermiştir.

Prof. Dr. Yüce “Saltuknâme bir Türk destanıdır. İslam-Türk destanları zincirinin bir halkasını oluşturan bu eser; değişik unsurların terkibidir. Destanî, tarihî, dinî unsurlar Saltuknâme’de bir bütünlük meydana getirmiştir” diyor.

Dr. Müjgân Cunbur da “Saltuknâme”nin yazmalarını tanıttığı makalesinde, eserin Türk kültür tarihi bakımından çok önemli olduğunu belirtmektedir.

Son asır büyük İslam âlimlerinden Yusuf Nebhânî “Câmi-u Kerâmet-i Evliya” adlı eserinde Sarı Saltuk’tan “Saltuk-et Türkî” olarak bahsetmektedir.

Osmanlı Devleti’nin büyük âlimlerinden İbni Kemal Paşa “Tevârih-i Âl-i Osman” adlı kitabında Sarı Saltuk’un ve gazilerinin Rumeli’ye geçişlerini edebî bir üslupla anlatmaktadır.

Sarı Saltuk’un Şahsiyeti

Sarı Saltuk, çeşitli kaynaklarda mücahit-gâzi, gâzi-derviş, alp-eren, ermiş, gibi ünvanlarla kaydedilmektedir. İnsanın manevi dünyasına hitap eden, aynı zamanda Türk destanlarındaki cihan hâkimiyeti mefkûresinden doğan fetih ruhunu taşıyan bir kahramandır.

Sarı Saltuk’un babasının adı Hasan, annesinin adı Rabia’dır. Sarı Saltuk’un esas adının Seyyid Muhammed Buharî olduğu kaydedilmektedir. Cem Sultan’ın emriyle hazırlanan Saltuknâme’de ise Şerif Hızır olarak kayıtlıdır. İri yapılı, nur yüzlü, heybetli olduğu zikredilmektedir. İslam-Türk destan geleneğinde Türk destanlarının kahramanları, Hazreti Ali dolayısıyla Hazreti Peygamberin neslinden sayılmıştır. Prof. Dr. M. Fuat Köprülü’ye göre Sarı Saltuk beraberindeki Türkler, Çepnilerdir. Çepni Türkleri, Batı Karadeniz bölgesi Sinop çevresinde yaşarlar.

Evliya Çelebi Seyahatnâme’sinin 1, 2 ve 3. ciltlerinde Sarı Saltuk hakkında bilgi bulunmaktadır. Ona göre Ahmed Yesevi hazretleri, Sarı Saltuk lakabı ile tanınan Muhammed Buhari’yi tahta kılıcını kuşatarak, 700 kişi ile Hacı Bektaş’a yardıma gönderdi. Sarı Saltuk’a şu nasihati verdi: “Saltuk Muhammed’im, Bektaş’ım seni Rum’a göndersin!”

Tarihî kaynaklara göre Müslüman Türkler Romanya Dobruca’ya ilk defa Sarı Saltuk ile beraber geldiler. Sarı Saltuk Dobruca’ya yerleşmesinden vefatına kadar, irşad hizmetleri yapmak için çeşitli tekke ve zaviyeler yaptı. Anadolu’nun ve bilhassa Rumeli’nin İslamlaştırılmasında büyük hizmetleri oldu. Birçok yerde zâviyeleri vardı. Daha sonraki asırlarda, bu zâviye sahiplerine “zâviyedâr” denildi. Bunların, yeni yurt kurmak, orayı imar........

© Türkiye