menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yeni dünya krallığında yapay zekâ

29 0
22.07.2026

Bundan tam 26 sene önce, 2000 senesinin yazında bir öykü yazmıştım. İlk kitabım Susurluk Gümrüğü’nün yayımladığı tarihlerde… Ama sözünü ettiğim öykü -adı Hayal@ idi- 1999-2004 arası çıkan Dergibi adlı bir dijital edebiyat dergisinde yayımlanmıştı. Öyküyü tek cümleyle özetleyecek olsam sosyal medyanın ilk atası MIRC’de Hayal@ nickini kullanan birinin sonu intiharla biten trajik hikâyesi derim.

Aradan geçen süredeki hızlı teknolojik evrim, insanlığı; yapay zekâ ile sohbet edenlerin sayısının hiç de az olmadığı bir hayalet evreye getiriverdi. Bu, kaşla göz arasında olmadı. Hepimiz, yani yaşı yetenler; oradaydık! Hayatımıza 1995 senesinde giren @ işareti; bizi birer Hayal@’e dönüştürürken, oradaydık!

Literatüre ilk kez 1956’da, hayatımıza ise 2022’de giren yapay zekâ; çağımızın hızlı, aman vermez bir hakikati. Ama nasıl bir hakikat! Hiç bilmiyoruz. Daha doğrusu yapay zekâ denilen mereti yeni dünya krallığında nereye koyacağımızı bilmiyoruz. Fakat yine de ondan sağlık, bilgi ve para bağlamında menfaat temin edeceğimizi sandığımız bir sanal hiyerarşi üretiyoruz.

Hâlbuki YZ; insanlığın tamamına değil, belirli bir zümresine hizmet edecek. Onu üretenlere ve satanlara hizmet edecek. Üretici ve satıcı kapitalist için YZ’nin yeri belli. Ama dünya vatandaşları için değil... Bu tezimi açayım:

Yeri geldikçe atıf yaptığım ünlü Alman filozofu Arthur Schopenhauer, dünyayı dört varlık krallığına ayırır: İnorganiklerin krallığı, bitki krallığı, hayvan krallığı ve insan krallığı… Dünya, Schopenhauer’ın yaşadığı zaman (1788-1860) şöyle dursun, 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılda yaşayanların gördüğünden bile çok farklı artık. 21. yüzyıl, tehlikeli teknoloji çağıdır.

Yapay zekâ; inorganik krallık, bitki krallığı, hayvan krallığı ve insan........

© Türkiye