İmamoğlu ceza almaya doğru giderken
Ekrem İmamoğlu yaklaşık bir buçuk yıldır Türkiye’nin en büyük yolsuzluk davalarından birinin merkezinde bulunmakta. Hakkında hazırlanan iddianamede rüşvetten irtikaba, ihaleye fesat karıştırmadan suç gelirlerinin aklanmasına kadar uzanan çok ağır suçlamalar var. Savcılık, bilindiği gibi, bu fiillerin münferit olaylardan ibaret olmadığını, İmamoğlu’nun başını çektiği iddia edilen örgütlü bir yapı içerisinde gerçekleştirildiğini ileri sürüyor.
Davanın ilk dönemlerinden beri İmamoğlu’nun izlediği savunma -daha doğrusu savunma yapmama- çizgisinin en dikkat çekici tarafı, suçlamaların ayrıntılarından çok yargılamanın siyasi olduğu iddiası üzerinde durmasıydı. Cumhurbaşkanı adaylığının öne çıkarılması da davayı siyasileştirme stratejisinin önemli bir parçası olarak kullanıldı. Böylece hakkındaki yargılamanın sıradan bir ceza davası olmaktan çıkarılıp iktidarın en güçlü rakibine karşı yürüttüğü siyasi mücadele şeklinde görülmesi amaçlandı. Nitekim İmamoğlu ve onu destekleyen çevrelerin temel söylemi bu yönde oldu. Manipüle edilmiş bazı uluslararası çevreler de davanın siyasi saiklerle yürütüldüğü yönünde görüşler dile getirdi.
Ancak, siyasi nitelik iddiası, dosyadaki somut suçlamalara cevap verme ihtiyacını ortadan kaldırmıyor. Bir dava siyasi sonuçlar doğurabilir, hatta davanın siyasi saiklere sahip olduğu ileri sürülebilir.........
