"Biz güvenlik görevlisi değiliz, nöbet tutmayız” diyorlardı
36 yıldır öğretmenlik yapıyorum. 15 sene de okula gittim. 50 yıldır okul kantinlerini gözlemlerim. Buralarda birçoğunda sağlığa uygun bir tek ürün satılmaz! Kimi okul idaresi(?), kantinden alacağı kirayı önceler. Bu gibi idarelerde kiranın yüzde 40'ı il/ilçe millî eğitim müdürlüğünün banka hesabına yatar. Yüzde 60'ı okul aile birliğine kalır. Okul Aile Birliğinin (OAB) gelirleri bence hemen hemen lüks, şatafat, reklam, gösteriş için harcanır. Okula gelen vasat cahil konukların ikramları bile OAB bütçesinden karşılanır. Müdürün içtiği çayları bile bu hesap öder.
Birçok okulda nitelikli eğitimi düşünen yoktur. 10 sene evvel kimi öğretmenler "Biz güvenlik görevlisi değiliz, nöbet tutmayız” diye eylem yapıyorlardı. MEB, ek ders ücreti ödemeye başlayınca yüzde 99'luk kitle nöbet parasını kapabilmek için kavga etmeye başladı! "Hastayım, yaşlıyım" diyenler bile nöbet görevi ister oldu. Okul kantinlerinin denetimleri de çoğu yerde göstermeliktir. Şekerli, yağlı, tuzlu, MSG'li, NBŞ'li, E.... serisi onlarca katkılı nice şeyler buralarda satılıyor.
Hatta kimi kantinlerde dışarıda 15-20 TL olan simit, yüksek kantin kiraları yüzünden 30-40 liraya bile çıkmaktadır. Eğer bu tür kantinler kapatılırsa veliler evden beslenme yollar. Biraz emek ister ama sağlıklı olur. Ana babalar biraz erken uyanır. Çocuklar daha sağlıklı ve zeki olur.
Bir diğer önerim de öğretmen odalarının da kapatılmasıdır. 50-100 öğretmenin toplandığı bir salonda dinlenme, hazırlık, motivasyon söz konusu olabilir mi? Bu tür yerler artık çağ dışıdır! Altyapısı........
