İstanbul'un manevi fatihi!..
Ubeydullah-ı Ahrâr hazretleri, bir gün âniden atının hazırlanmasını ister. Atı hazırlanınca, binip Semerkant'tan süratle çıkar!..
Ubeydullah-ı Ahrâr hazretleri, Türkistan'ın büyük velîlerindendir. "Silsile-i aliyye"nin on sekizincisidir. 1403 (H.806) senesinde Taşkent'te doğdu. 1490 (H.895) senesinde Semerkant'ta vefât etti...
Bu mübarek zat buyurdu ki:
"Bütün kerametleri bize verseler, fakat itikadımız ehl-i sünnet değilse, hâlimiz haraptır. Eğer bütün haraplıkları, çirkinlikleri verseler itikadımız ehl-i sünnet ise, hiç üzülmemeliyiz."
"Eğer biz şeyhlik yapsaydık, zamanımızda hiçbir şeyh kendisine talebe bulamazdı. Fakat bize başka iş emredildi. Bizim işimiz, Müslümanları zulümden korumaktır..."
Ubeydullah-ı Ahrâr'ın torunu Hâce Muhammed Kâsım şöyle anlatır:
"Dedem Ubeydullah-ı Ahrâr hazretleri, bir gün öğleden sonra, âniden atının hazırlanmasını istedi. Atı hazırlanınca, binip Semerkant'tan süratle çıktı. Talebelerinden bir........
