KUR’AN ve NUTUK-54
MAİDE Suresi-110-120.Ayetler
110-Hani, Allah şöyle demişti:”Ey Meryem’in oğlu İsa! Senin ve annenin üzerindeki nimetimi hatırla. Seni Ruhul Kudüs İle desteklemiştim, beşikte iken ve ergenlik çağında insanlarla konuşuyordun.Sana Kitabı, hikmeti,Tevratı, İncili öğretmiştim. Benim iznimle çamurdan kuş görünümünde bir şey yaratıyor,içine üflüyordun da o benim iznimle kuş oluyordu. Doğuştan körü,abraşı benim iznimle iyileştiriyordun. Benim iznimle ölüleri çıkarıyordun. İsrailoğullarını senden uzak tutmuştum.Hani, sen onlara açık-seçik ayetleri getirdiğinde, küfre sapanları şöyle deyivermişti: “Açık bir büyüden başka bir şey değil bu.”
111-Havarilere şunu vahyetmiştim: “Bana ve resulüme iman edin.” Şöyle demişlerdi: “İman ettik, sen de tanık ol ki biz, müslümanlarız /Allah’a teslim olanlarız!”
112-Havariler demişlerdi ki: “Ey Meryem’in oğlu İsa! Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?” İsa dedi ki: “Eğer müminlerseniz Allah’tan sakının!”
113-Dediler: “İstiyoruz ki ondan yiyelim, gönüllerimiz tatmin bulsun, senin bize doğruyu söylediğini bilelim ve buna tanıklık edenlerden olalım!”
114-Meryem oğlu İsa şöyle yakardı: “Allahım, ey Rabbimiz! Üzerimize gökten bir sofra indir de bizim hem öncekilerimize hem sonrakilerimi ze bir bayram olsun, senden bir mucize olsun. Rızıklandır bizi! Rızık verenlerin en hayırlısı sensin!”
115-Allah dedi ki: “Ben onu üzerinize indireceğim. Ama bundan sonra küfre sapanınıza öyle bir azapla azap edeceğim ki, âlemlerden hiç kimseye böyle bir azap yapmamışım.”
116-Allah şunu da söyledi: “Ey Meryem oğlu İsa! Allah’ın yanında beni ve annemi de iki tanrı olarak kabul edin diye insanlara sen mi söyledin? ” İsa dedi:”Hâşâ! Tesbih ederim seni.Hakkım olmayan bir şeyi söylemek benim haddime değildir. Eğer onu söylemişsem sen onu elbette bilirsin. Sen benim içimde olanı bilirsin ama ben senin zatında olanı bilmem. Çünkü sen, evet sen, gaybları çok iyi bilensin!”
117-“Onlara,senin bana emrettiğin şu sözden başka bir şey söyleme dim: ‘Benim Rabbim ve sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin.’ İçlerinde olduğum sürece üzerlerine tanıktım.Sen beni vefat ettirince üzerlerine yalnız sen gözetleyici oldun. Ve sen zaten her şey üzerinde bir Şehîdsin, bir tanıksın.”
118-“Onlara azap edersen,onlar senin kullarındır. Ama onları bağışlar san hiç kuşkusuz, sen tüm gücün sahibi, tüm hikmetlerin sahibisin.”
119-Allah buyurdu: “Özü-sözü doğru olanlara, doğruluklarının yarar sağlayacağı gün budur. Altlarından ırmaklar akan cennetler var onlar için. Sürekli kalacaklardır orada.”Allah onlardan razı olmuştur, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte budur büyük kurtuluş.
120-Göklerin, yerin ve bunlarda bulunanların mülkü/yönetimi Allah’ın dır.O’nun her şeye gücü yeter.
Milli Teşkilatların Kurulması ve Kongreler
AMERİKAN MANDASI İÇİN PROPAGANDALAR
Afyonkarahisar 13.8.1969 15′ inci Kolordu Komutanlığı’na
Mustafa Kemal Paşa’ya özel :
İstanbul’daki çeşitli partilerin birleşerek Amerika heyetine verilmek üzere aldıkları kararlar aşağıda arz olunur :
1- Ermenistan için Türkiye’nin doğu sınırları üzerinde Ermenilerin işine yarayacak bir toprak parçası vermeye Doğu illerindeki Türklerin ve orada iş başında bulunan büyüklerin, bu bölgenin gelecekteki refahını ve serbestçe gelişmesini düşünerek razı olabilecekleri görüşünde olduklarını, yalnız bu görüşlerini, oradaki Kürtlerle işbirliği yapmış olmaları ve Kürtlerin de Ermenilere toprak verme düşüncelerine kesinlikle karşı bulunmaları dolayısıy la açığa vurmak istemediklerini ve hattâ açığa vursalar bile,oradaki Türk çoğunluğunun,aşağıdaki şartla rın yerine getirileceği konusunda kendilerine güvence verilmedikçe bu düşüncede Kürtlerden ayrılmayacaklarını zannettiklerini tespit etmiştir.
Şöyle ki Birincisi, Türk ve Kürt çoğunluğunun ve aralarındaki diğer azınlıkların yaşadıkları toprakların bütünlüğü;
ikincisi, Türk bağımsızlığının tam olarak tanınması ve fiilen garanti edilmesi;
üçüncüsü,Türkiye’nin çağdaş medeniyete ulaşabilmesi için serbest çe gelişmesine engel olan kayıtların kaldırılmasıyla Wilson prensiplerin de vadedildiği üzere, bağımsızlıklarından ve haklarından en güvenli bir şekilde yararlanmasına imkân verilmesi;
dördüncüsü, bu hususlarda ve Türklerin gelişmelerinin çabuklaştırıl masında Amerika’nın bize yardımcı olacağını, Cemiyet-i Akvam ‘a karşı üstlenmesi.
2 – Boşaltılacak topraklardan çıkarılacak olan Türk ve Kürtlerin gönderil dikleri yeni topraklarda derhal yerleştirilmeleri ve bu topraklardan hemen yararlanmalarını sağlamak için Amerika’nın yardım etmesi.
3 – O çevrede ve özellikle Erzincan ve Sivas arasında yoğun olarak bulunan Ermeniler’in yine Ermenistan sınırları içine gönderilmelerinin sağlanması.
4 – Ermenistan adına ve hesabına gerçekleşmesini muhtemel gördüğümüz toprak verme durumu, bağımsız bir Ermenistan adına değil, ancak büyük ve medenî bir devletin mandası altında gelişecek çağdaş bir devlet adına olacaktır. Çünkü,bugünkü Ermenistan’a toprak bırakmak, Türkiye’nin başına ikinci bir Makedonya derdi açmak demek olduğu gibi, Kafkasya için de bir gaile çıkarmak demektir.
5 – Bütün bunlar tartışılabilir bir “teklif” niteliğindedir. Ancak, bunların kesin bir şekil alabilmesi, memleketteki hey’etlerle temas kurmaya bağlı ise oraya Amerikan hey’etinden birinin gönderilmesi şarttır.
6 – Ve en son olarak konunun kanunî ve meşru bir şekle sokulması için Osmanlı Millî Meclisine götürülmesi tabiîdir.
12’nci Kolordu Komutanı Salâhattin
Şifre Erzurum, 21.8.1919 Kişiye özel
12′ nci Kolordu Komutanlığı’na 20′ nci Kolordu Komutanlığı’na (Yalnız 12’nci Kolordu). İlgi : 13.8.1919.
İstanbul’da çeşitli partilerin Amerikan Komisyonu’na verilmek üzere aldıkları kararlar, burada Hey’et-i Temsiliye’mizce son derece üzüntü ve esefle karşılandı.
Çünkü, birinci maddede Ermenistan’a Doğu illerimizden toprak verilme si söz konusu olmaktadır.Oysa,ezici çoğunluğu Türk ve Kürt olan bu illerden bir karış toprağın bile Ermeniler hesabına yazılmasının, bugün için uygulamada mümkün olamayacağı şöyle dursun, unsurlar arasın daki nefret ve öcalma duygusunun dehşet ve şiddeti, Osmanlı Ermeni lerinin dönmeleri halinde bile iller içinde yoğun olarak yerleştirilmeleri ni tehlikeli göstermektedir. Bu bakımdan,suçlu olmayan Osmanlı Ermenilerine gösterilecek en büyük kolaylık, adaletli ve eşit şartlar altında vatanlarına dönmelerini kabulden başka bir şey olamayacaktır.
Üçüncü maddede,Erzurum ve Sivas arasında yoğun bir Ermeni toplulu ğu bulunduğu hayali,bilgisizlik ve vukufsuzluktan başka birşey değildir : Harpten önce bile, buralarda oturanların büyük çokluğu Türk, birazı Zaza denilen Kürtlerden ve pek azı da Ermenilerden ibaretti.Bugün artık varlığından söz edilecek sayıda Ermeni yoktur. O halde, bu gibi dernekler yetkilerini bilmeli ve bir iş yapmak isterlerse,hiç olmazsa Harbiye ve Hariciye Nezaretleri’nin barış hazırlıkları dolayısıyla yaptık ları resmî istatistik ve grafiklere olsun başvurmak zahmetinden kaçın mamalıdırlar.Bu telgrafın aynen İstanbul’a gönderilmesini rica ederiz.
Mustafa Kemal Güvenlikle ilgili Ankara,14.8.1919
