Grönland Meselesi Bağlamında Avrupa’nın Kolektif Savunma Yükümlülüğü
ABD Güç Politikalarına Karşı Hukuki ve Ahlaki Bir Değerlendirme
Grönland, yalnızca Danimarka Krallığı’na bağlı özerk bir bölge değil; aynı zamanda Kuzey Kutbu jeopolitiğinin, enerji güvenliğinin ve askeri tahakküm rekabetinin merkezinde yer alan stratejik bir alandır. Son yıllarda Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Grönland’a yönelik açık ve örtük talepleri, klasik diplomatik sınırları aşan neo-emperyal güç siyaseti örnekleri sergilemektedir. Bu durum, Avrupa Birliği (AB), İskandinav ülkeleri ve İzlanda’yı kapsayan daha geniş bir kolektif savunma ve dayanışma mimarisini hukuken ve ahlaken zorunlu kılmaktadır.
Grönland’ın Hukuki Statüsü ve Avrupa’nın Sorumluluğu
Grönland, Danimarka Krallığı’nın egemenliği altında olup, bu egemenlik uluslararası hukukça tartışmasız biçimde tanınmaktadır. Bir devletin ya da bölgenin “satın alınması” veya “devri” yönündeki söylemler, Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın 2/4 maddesinde düzenlenen kuvvet kullanma ve tehdidinin yasaklanması ilkesine aykırıdır.
Ayrıca, halkların kendi kaderini tayin hakkı (self-determinasyon), Grönland halkının iradesi dışında yapılacak her türlü dış müdahaleyi hukuka aykırı kılar. ABD’nin Grönland’a yönelik yaklaşımı, bu hakkı araçsallaştıran ve fiilen etkisizleştiren bir güç politikasıdır.
Bu bağlamda:
• AB’nin Ortak Güvenlik ve Savunma Politikası (CSDP),
• NATO’nun kolektif savunma ilkesi,
• İskandinav ülkeleri arasındaki bölgesel güvenlik işbirliği
Grönland’ın savunulmasını yalnızca Danimarka’nın değil, Avrupa’nın tamamının ortak sorumluluğu........
