menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kazan Tatarlarının Karakteri

7 0
03.08.2026

Köklü bir geçmişe ve zengin bir kültüre sahip olan Kazan Tatarları, tarihçilerin fikrine göre ünlü Hun İmparatoru Atilla’nın (400–453) torunlarıdır. Geçmişte, kuzeyden güneye doğudan batıya kadar uzanan coğrafyada Büyük Bulgar Devleti, Hazar Kağanlığı, İdil Boyu Bulgar Devleti, Altın Ordu, Kazan Hanlığı gibi devletler kuran, büyük medeniyetler yaratan, kahramanlar doğuran Kazan Tatarları adlarını tarih sayfasına altın harflerle yazdırmıştır.1552 yılında Kazan Hanlığı Ruslar tarafından işgal edildikten sonra Kazan Tatarlarının son devleti de çökmüş, Tatarlar Rus esaretinin altında yaşamak zorunda kalmıştır. Atatürk’ün “Türk milleti bağımsız yaşamış ve bağımsızlığı var olmalarının yegâne koşulu olarak kabul etmiş cesur insanların torunlarıdır. Bu millet hiçbir zaman hür olmadan yaşamamış, yaşayamaz ve yaşamayacaktır” dediği gibi Kazan Tatar Türkleri de asla bağımsızlık fikrinden vazgeçmemiş, Rus esareti altında dahi millî bağımsızlık mücadelesini sürdürmüştür. Kazan Hanlığı’nın işgalinden sonra hanlığı yeniden kazanmak için yürütülen bağımsızlık mücadelesinde Mamış Birde, Gali Ekrem, Sarıy Batur, Canseyit, Cangali Şögerev, Segıyt Yegferev, Telekey Batur, Telekey’in oğlu Küçem Telekeyev, Aldar İsengildin, Kilmek Norışev, Küçem’in oğlu Akay Batur, Akay’ın oğlu Gabdulla, Karasakal, Batırşa, Murat Molla gibi şahıslar bağımsızlık uğrunda ölmeyi göze alan kahramanlardır. Tarihçi ve gazeteci Vahit İmamov konuyla ilgili şunları yazmıştır:“Azatlık mücadelesi süresinde Telekey-Küçem-Akay-Gabdulla gibi bir liderler nesli yetişmiştir. 1682–1684 yılları arasında bağımsızlık savaşımına – Telekey Batur, 1705–1711 yıllarındaki isyana – Küçem, 1735–1740 yıllarındaki mücadeleye Akay ve Gabdulla liderlik etmiştir. Böyle kahramanlık, bu kadar kurban verme, belki dünya tarihinde yegâne olgudur. Başka bir millet olsa, bu aziz oğullarına – bu kahraman nesle şarkılar ve romanlar yazar, heykeller diker, adlarını şehir ve köylere vererek onların adını yaşatırdı. Ancak ne yazık ki, onların adlarını günümüzde Tatarların tarih alanındaki doktorları dahi yarım yamalak biliyor…” (Emirhan, İmamov 1993: 24–25).

KAZAN TATARLARININ TARİHİNE DAİR RUS YALANLARI!

Kazan Tatarlarının Rus işgalinden sonraki tarihleri işgalci Ruslar tarafından yazıldığı için kitaplarda Kazan Tatar kahramanlarına yer verilmemiş aksine Tatarlar “medeniyetsiz”, “pis”, “barbar”, “yamyam” olarak nitelendirilmiştir. İşgalciler ise “kahraman”, “kurtarıcı” ve “Tatarlara medeniyet getirenler” olarak lanse edilmiştir. Yüzyıllardır okullarda bu şekilde okutulan bu tarih, tarihi gerçeklerden uzak olan yalan bir tarihtir. Günümüzde de Kazan Tatarlarının geçmiş tarihi yalanlarla doldurulmaya devam etmektedir. Bunun en basit örneği federal standartlara uygun şekle getirilen tarih ders kitaplarına Kazan Hanlığı’nın “kendi isteğiyle Rusya’ya katılması (!)” yalanının yazılmasıdır. İşgal sırasında on binlerce şehidin dökülen kanının hiçe sayılması millete yapılan bir saygısızlıktır. Ders kitaplarındaki bu Rus yalanları sıradan insanların da aklına işlemiştir. Kazan Tatar yazarı Ayaz Gıylecev (1928–2002) hayatını anlattığı romanında tren yolculuğunda karşılaştığı eğitimci bir Mari kadından söz etmiştir.........

© Turkish Forum