Uluslararası Adalet Divanı’nın İsrail’i Soykırım Mahkumiyeti
Uluslararası Adalet Divanı (UAD), Güney Afrika’nın 28 Ağustos başvurusundan hemen sonra önemli bir ara karar aldı. Uluslararası medyada biraz görmezlikten gelinen bu karar, aynı zamanda Trump’ın Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) üyelerine yaptırım kararına karşı güçlü bir cevaptır. Öte yandan uluslararası hukukun gelişmesi ve uluslararası yargının yerleşmesi konusunda önemli bir aşama olup derinden derine yaygınlaştırılmaya çalışılan karamsarlıklara karşın ümit verici bir tepkidir.
Uluslararası yargı kurumlarının oluşması I. ve II. Dünya savaşları sonrasında oluşan mutabakatların sonucu gerçekleşip gelişme süreci devam etmektedir. Özellikle Türklere ve Müslümanlara yönelik soykırımlar devam ederken “nerede bu uluslararası hukuk?” söylemleriyle ümitsizliklerin pekiştirilmesi kesinlikle yanlıştır. Devletleri yargılama yetksine sahip UAD, BM’nin beş temel organından biridir. Suçlu kişileri yargılama yetkisi bulunan UCM ise Roma Statüsü’ne taraf ülkelerce kurulmuştur. Birçok aşamada BM ile ilişkileri bulunmakta, BM Güvenlik Konseyi (BMGK) kararıyla taraf olmayan ülkelerdeki ihlalciler dahi UCM’ne havale edilebilmektedir. Her iki mahkemenin başta Gazze ve Batı Şeria’dakiler olmak üzere soykırımlar konusunda aldığı cesur kararlar, son derece önemlidir. Soykırımlara lafla karşı çıkmak yerine mahkeme kararlarının uygulanması konusunda her ülke üzerine düşen yapmalıdır. Uygulama konusundaki yetersizlikler yerine bu kararlarla yargı süreci başlatılanların yaşadıkları sıkıntıları dikkate almak gerek.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Avrupa Konseyi üyesi ülkelerce tanınan mahkemedir. Her türlü ayrımcılık, zulüm, işkence, yargısız infaz konusundaki ihlallere bakan AİHM, bir çok özellikleri dikkate alındığında uluslararsı hukuk açısından en gelişmiş yargı organı olup benzer mahkemenin Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde kurulmasına dair niyet cümlesi olup uygulama aşaması oldukça uzaktır. Sovyet sonrasında Rusya da AİHM’nin yetkisini kabul etmiş, ülkede hak ve özgürlüklerin gelişmesinde önemli aşama gerçekleşmiştir. 2022’de başlayan Ukrayna saldırıları sonrasında AİHM’nin yetki alanından çıkmıştır. Türkiye’nin AİHM’den çıkarılmasını isteyenler Rusya’nın ve halkının yaşadıklarına gıpta etmese gerek.
Israil’in Gazze saldırılarından sonra Güney Afrika’nın UAD’ında İsrail’e........
