NATO’nun İstanbul Boğazı’nda ne işi var?
Medya haberine göre Milli Savunma Bakanlığı (MSB), İstanbul Boğazı’nın stratejik noktalarından biri olan Anadolu Kavağı’nda NATO Deniz Unsur Komutanlığı kurulacağını resmen duyurmuş.
İstanbul Anadolu Kavağı’nda kurulması planlanan NATO Deniz Unsur Komutanlığı, hem Anayasa’nın 92. maddesi gereği BMM’nin iznine tabi olması hem de Karadeniz’deki Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni aykırılığı tartışma yaratmış.
Anayasa’nın 92. maddesi, yabancı ülke silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunması TBMM’nin üye tam sayısının üçte iki çoğunluğunun onayına tabi olduğu malum.( AKP’nin 1 Mart 2002 tezkeresini anımsayalım!)
Konuya ilişkin “Mavi Vatan” doktrininin isim babası (E )Tümamiral Cem Gürdeniz bu kararın Türkiye’yi Karadeniz’de Rusya ile doğrudan karşı karşıya getirebileceği uyarısında bulunmuş.
O zaman soru şu olsun: NATO’nun İstanbul Boğazı’nda ne işi var?
Batı Avrupa donanmalarının Kıbrıs’a yığınak yaptığı, Yunanistan’ın, Lozan antlaşmasını yok sayarak Ege adalarına hava savunma sistemleri kurduğu süreçte Güneydoğu’da NATO Müşterek Kolordu Karargâhı kurulması planlaması ardından bir de Anadolu Kavağı’nda NATO Deniz Unsur Komutanlığı kurulacağının medyada yer bulması neyin habercisidir?
Bazı emekli asker ve akademisyenler ortak görüşü:
TBMM’nin onayı olmaksızın ;
1-Adana’da NATO kolordusu kurulmaması Anayasa’ya aykırılığıdır,
2-İstanbul Boğazı’nda NATO komutanlığı kurmak ise hem Anayasa’ya hem Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne aykırıdır.
Konuya ilişkin Emekli askerlerin değerlendirmeleri:
Emekli amiral Mustafa Özbey:
-Adana’da kurulan kolordu ve İstanbul Boğazında kurulan Deniz Unsuru, NATO maskesi altında yapılan ABD organizasyonudur .
-Türkiye, Rusya’ya karşı olduğu çok açık bir tertiplenmeye sokuluyor.
-ABD’nin ipi ile güvenliklerini sağlayacaklarını düşünen Körfez ülkelerinin durumu ortadayken, ebedî komşumuz Rusya’ya karşı böyle bir tertiplenme içine girmenin ulusal çıkar ilkesine hiçbir katkısı yoktur
-Ana muhalefet partisinin Silivri gündemi dışında bir etkinliğinin olmaması da anlaşılır değildir.
-Türkiye tehlikeli bir kurgu içinde alacakaranlık kuşağına giriyor. Tehlike büyüktür.
Emekli general Nejat Eslen:
-Adana’daki 6’ncı Kolordu, NATO kolordusuna dönüştürülecek. Bu kolordunun görev alanı Ortadoğu olacak.
-NATO kuruluş antlaşmasına göre Ortadoğu NATO’nun sorumluluk alanı mıdır?
-Türkiye’nin ve NATO üyesi ülkelerin Ortadoğu çıkarlarını örtüştürmek mümkün müdür?
-Neden NATO üyesi ülkeler AB içinde Ege, Doğu Akdeniz, Kıbrıs sorunlarında Yunanistan’a destek vermektedir?
– Neden NATO, Türkiye’yi PKK ile mücadele konusunda desteklememiştir?
– Türkiye, Kuzeyinden, Güneyinden, Doğusundan, Batısından çevrelenen ateş çemberi içindedir.
– Bu şartlarda Türkiye’nin yeni şartlara uygun ve gerçekçi güvenlik konsepti geliştirmesi gerekmektedir.
– Yeni güvenlik konsepti güçlü ve istikrarlı iç cepheyi öncelikle esas almalıdır.
– Tüm milli siyasi partiler güçlü ve istikrarlı “iç cephe”(*) için katkı sağlamalıdır
(E ) Amiral Cem Gürdeniz
NATO’nun Karadeniz ve çevresindeki askeri varlığını artırmaya yönelik hamlelerinin, Türkiye’nin jeopolitik dengeleri açısından önemli sonuçlar doğurabileceği değerlendirmesinde bulunmuş ve sormuş: – Türkiye bu riskli kararı hangi koşullar altında aldı?
NATO demek hala ABD demek ise Türkiye’de kurulacak NATO kolordusunun görevi ABD elçisi Tom Barrack’ın sorularında bulunmaktadır:
-Öyleyse NATO kolordusu adıyla adlı binlerce Truva atının Türkiye’ye sokulmasını kim istiyor?
– ABD istiyor değil mi?
TBMM, 1 Mart 2003 tezkeresini reddederek, 60-80 bin Amerikan askerinin Türkiye’ye yerleşmesini savuşturmuştu.
Ya Meclis yanlışlıkla doğru karar almamış olsaydı Türkiye, Katar/ Birleşik Arap Emirlikleri/Bahreyn gibi halen ABD işgali altına olacaktı.
(* ) Birinci Cumhurbaşkanımız Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk diyor ki:
”…Asıl olan iç cephedir. Bu cephe bütün memleketin, bütün milletin meydana getirdiği bir cephedir.Görünürde ki cephe, doğrudan doğruya ordunun düşman karşısında ki silahlı cephesidir.Bu cephe sarsılabilir, değişebilir, yenilebilir.Fakat, bu durum hiçbir zaman bir memleketi, bir milleti yok edemez.Önemli olan, memleketi temelinden yıkan, milleti esir ettiren iç cephenin çöküşüdür……..Meclisin zihniyeti, çalışmaları ve durumu düşmana ümit verici olmadıkça iç ve dış cephelerimizin yerinden oynamasına imkan ve ihtimal yoktur…”( NUTUK- Sayfa 453)
